IHS Blog

Web Sunucunuzu Kendi Başınıza Nasıl İzlersiniz? (Monitoring Tools)

web-sunucunuzu-kendi-basiniza-nasil-izlersiniz-monitoring-tools

Web sitenizin veya online uygulamanızın kalbi olan sunucular, kesintisiz bir dijital varlık için hayati öneme sahiptir. Tıpkı bir arabanın periyodik bakıma ihtiyaç duyması gibi, sunucular da en iyi performansta çalışmalarını ve güvende kalmalarını sağlamak için sürekli izlenmelidir. Sunucu izleme, olası sorunları henüz kullanıcıları etkilemeden tespit etmenize, performans darboğazlarını belirlemenize ve altyapınızın genel sağlığı hakkında derinlemesine bilgi edinmenize olanak tanır. Bu süreç, sadece “sunucu çalışıyor mu?” sorusuna yanıt vermekten çok daha fazlasını kapsar; kaynak kullanımını optimize etmekten güvenlik tehditlerini önlemeye kadar geniş bir yelpazede kritik bilgiler sunar. Bu kapsamlı rehberde, web sunucu izlemenin neden bu kadar önemli olduğunu, hangi metrikleri takip etmeniz gerektiğini, hangi araçları kullanabileceğinizi ve kendi izleme sisteminizi nasıl kurabileceğinizi adım adım ele alacağız.

Web Sunucu İzlemenin Önemi ve Temel Kavramlar

Web sunucu izleme, dijital dünyada varlık gösteren her işletme ve birey için bir lüks değil, bir zorunluluktur. Kullanıcıların beklentilerinin her zamankinden daha yüksek olduğu günümüzde, saniyelerle ölçülen kesintiler veya yavaşlamalar bile müşteri kaybına, gelir düşüşüne ve marka itibarının zedelenmesine yol açabilir. Bu nedenle, sunucu altyapısının sağlığını ve performansını anlamak, yönetmek ve optimize etmek kritik bir rol oynar. İzleme süreci, teknik bir gereklilik olmanın ötesinde, iş hedeflerine ulaşmada stratejik bir araçtır.

Web Sunucu İzleme (Monitoring) Nedir?

Web sunucu izleme, bir sunucunun veya sunucu grubunun performansını, sağlığını, ulaşılabilirliğini ve güvenliğini sürekli olarak takip etmek, veri toplamak ve analiz etmek sürecidir. Bu süreç, sunucunun donanım kaynaklarından (CPU, RAM, disk) ağ bağlantısına, üzerinde çalışan servislerden (Apache, Nginx, MySQL) uygulamaların yanıt sürelerine kadar çok sayıda metriği kapsar. Toplanan bu veriler, sistem yöneticilerinin ve geliştiricilerin olası sorunları proaktif olarak tespit etmelerine, performans darboğazlarını gidermelerine ve altyapının gelecekteki ihtiyaçları için kapasite planlaması yapmalarına olanak tanır.

Sunucu Performansını ve Ulaşılabilirliğini Neden İzlemelisiniz?

Sunucu performansını ve ulaşılabilirliğini izlemek, doğrudan son kullanıcı deneyimini ve iş sürekliliğini etkiler. Yavaş yüklenen bir web sitesi, ziyaretçilerin siteyi terk etmesine neden olurken, tamamen ulaşılamayan bir sunucu (downtime), e-ticaret siteleri için anlık gelir kaybı anlamına gelir. İzleme, bu tür olumsuz senaryoları en aza indirmek için bir erken uyarı sistemi görevi görür. Ulaşılabilirliğin sürekli kontrolü (uptime monitoring), sitenizin her an erişilebilir olduğundan emin olmanızı sağlarken, performans izleme ise kullanıcıların hızlı ve sorunsuz bir deneyim yaşamasını garanti altına alır.

Proaktif İzlemenin İş Sürekliliğine Etkisi

Proaktif izleme, sorunlar ortaya çıktıktan sonra tepki vermek (reaktif yaklaşım) yerine, potansiyel sorunları önceden tespit edip önlem alma felsefesine dayanır. Örneğin, disk alanının dolmaya yaklaştığını veya CPU kullanımının tehlikeli seviyelere çıktığını önceden gören bir sistem yöneticisi, bu durum kullanıcıları etkilemeden önce gerekli müdahaleyi yapabilir. Bu yaklaşım, beklenmedik kesintileri (downtime) büyük ölçüde azaltır, iş süreçlerinin aksamadan devam etmesini sağlar ve kriz anında oluşacak panik ve ek maliyetlerin önüne geçer. İş sürekliliği, proaktif izleme stratejilerinin en önemli çıktılarından biridir.

İzlemenin Temel Amaçları: Performans, Güvenlik ve Kapasite Planlaması

Web sunucu izlemenin üç temel amacı vardır. Performans, sunucunun ve üzerinde çalışan uygulamaların ne kadar hızlı ve verimli çalıştığını ölçer. Bu, sayfa yükleme sürelerini optimize etmek ve kullanıcı memnuniyetini artırmak için kritiktir. Güvenlik, sunucuya yönelik yetkisiz erişim girişimlerini, şüpheli aktiviteleri ve potansiyel tehditleri tespit etmeyi amaçlar. Log dosyalarının analizi ve anormal ağ trafiğinin izlenmesi bu kapsamdadır. Kapasite Planlaması ise toplanan geçmiş verileri analiz ederek gelecekteki kaynak ihtiyaçlarını tahmin etmektir. Bu sayede, trafik artışlarına hazırlıklı olabilir ve ne zaman donanım yükseltmesi yapmanız gerektiğini bilimsel verilere dayanarak belirleyebilirsiniz.

İzlenmesi Gereken Kritik Sunucu Metrikleri

Etkili bir sunucu izleme stratejisi, doğru metrikleri takip etmeye dayanır. Yüzlerce farklı veri noktası arasından hangilerinin gerçekten önemli olduğunu bilmek, gereksiz bilgi yığınında kaybolmayı önler ve gerçekten kritik olan sorunlara odaklanmanızı sağlar. Bu metrikler genellikle donanım, ağ, servisler, kullanıcı deneyimi ve güvenlik olmak üzere birkaç ana kategoride toplanır. Her bir kategori, sunucunuzun sağlığının farklı bir yönünü aydınlatır ve bütünsel bir bakış açısı sunar.

Sistem Kaynakları (Donanım Metrikleri)

Donanım metrikleri, sunucunun fiziksel veya sanal kaynaklarının ne kadar verimli kullanıldığını gösterir. Bu metrikler, performans sorunlarının temel nedenini anlamada ilk bakılması gereken yerdir.

CPU Kullanımı (İşlemci Yükü)

CPU (Merkezi İşlem Birimi), sunucunun beynidir ve tüm komutları işler. CPU kullanımı, işlemcinin belirli bir zaman diliminde ne kadar meşgul olduğunu gösterir. Sürekli olarak %80-90’ın üzerinde seyreden bir CPU kullanımı, sunucunun aşırı yüklendiğinin ve istekleri işlemekte zorlandığının bir işaretidir. Bu durum, web sitenizin yavaşlamasına veya tamamen yanıt vermemesine neden olabilir. Yüksek CPU kullanımının kaynağını tespit etmek (örneğin, kötü optimize edilmiş bir veritabanı sorgusu veya hatalı bir script), performans optimizasyonunun ilk adımıdır.

Bellek (RAM) Kullanımı

RAM (Rastgele Erişimli Bellek), çalışan uygulamaların ve işlemlerin verilerini geçici olarak depoladığı yerdir. Yeterli RAM olmaması, sunucunun verileri disk üzerinde sanal belleğe (swap alanı) yazmasına neden olur. Disk, RAM’den çok daha yavaş olduğu için bu durum sistem performansını ciddi şekilde düşürür. Bellek kullanımını izlemek, sunucunuzun ne zaman bir RAM yükseltmesine ihtiyaç duyduğunu veya hangi uygulamanın bellek sızıntısı (memory leak) yaşadığını anlamanıza yardımcı olur.

Disk Alanı ve Disk I/O (Okuma/Yazma Hızı)

Disk izleme iki yönlüdür. Birincisi, disk alanı kullanımıdır. Diskte boş yer kalmaması, veritabanlarının yeni veri yazamamasına, log dosyalarının oluşturulamamasına ve hatta sistemin tamamen durmasına neden olabilir. İkincisi ise Disk I/O (Input/Output), yani diskin okuma ve yazma hızıdır. Yüksek I/O bekleme süreleri (I/O wait), disklerin veritabanı sorguları veya büyük dosya işlemleri gibi taleplere yetişemediğini gösterir ve bu da doğrudan uygulama performansını yavaşlatır.

Ağ Performansı

Sunucunun dış dünya ile ne kadar etkili iletişim kurduğunu gösteren metriklerdir. Ağ sorunları, sunucu ne kadar güçlü olursa olsun, kullanıcıların sitenize erişimini engelleyebilir.

Ağ Trafiği (Gelen/Giden Veri)

Bu metrik, sunucunun ağ arayüzünden ne kadar veri (bandwidth) gönderip aldığını gösterir. Trafikteki ani ve beklenmedik artışlar, bir DDoS saldırısının veya viral olan bir içeriğin habercisi olabilir. Ağ trafiğini izlemek, hosting planınızın bant genişliği limitlerini aşıp aşmadığınızı kontrol etmenize ve olası ek maliyetleri öngörmenize yardımcı olur.

Gecikme Süresi (Latency)

Gecikme süresi, bir veri paketinin sunucudan hedefe gidip geri dönmesi için geçen süredir (genellikle “ping time” olarak da bilinir). Yüksek gecikme, kullanıcıların web sitenizle etkileşim kurarken hissettiği “gecikme” veya “ağırlık” hissine neden olur. Coğrafi olarak dağıtılmış kullanıcılar için gecikmeyi izlemek, bir CDN (Content Delivery Network) kullanmanın gerekli olup olmadığını belirlemede önemli bir faktördür.

Paket Kaybı (Packet Loss)

Paket kaybı, ağ üzerinden gönderilen veri paketlerinin hedefe ulaşamaması durumudur. Yüksek paket kaybı, ağ bağlantısının kararsız veya kalitesiz olduğunu gösterir. Bu durum, web sayfalarının eksik yüklenmesine, indirmelerin başarısız olmasına ve online oyun veya video akışı gibi uygulamalarda ciddi sorunlara yol açabilir. Genellikle %1’in üzerindeki bir paket kaybı, araştırılması gereken bir soruna işaret eder.

Servis ve Uygulama Durumu

Sunucunun kendisi çalışıyor olsa bile, üzerinde barındırılan kritik servisler çalışmıyorsa web siteniz hizmet veremez. Bu nedenle, temel servislerin durumunu ayrı ayrı izlemek hayati önem taşır.

Web Sunucusu Durumu (Apache, Nginx, IIS)

Web sunucusu yazılımı (Apache, Nginx, IIS vb.), gelen HTTP isteklerini karşılayan ve web sayfalarını sunan çekirdek bileşendir. Bu servisin çalışıp çalışmadığını, ne kadar meşgul olduğunu (aktif bağlantı sayısı) ve hata üretip üretmediğini izlemek, web sitenizin temel ulaşılabilirliği için zorunludur. Örneğin, bir Apache sunucusunun “MaxClients” limitine ulaşması, yeni ziyaretçilerin siteye erişememesine neden olabilir.

Veritabanı Sunucusu Performansı (MySQL, MSSQL, PostgreSQL)

Modern web sitelerinin çoğu bir veritabanına (örneğin, MySQL, PostgreSQL) bağımlıdır. Veritabanı sunucusunun performansı, genel site performansını doğrudan etkiler. Yavaş çalışan sorgular, aktif bağlantı sayısı, kilitlenmeler ve önbellek (cache) isabet oranı gibi metrikler, veritabanı kaynaklı darboğazları tespit etmek için izlenmelidir. Veritabanının yanıt vermemesi, genellikle web sitenizin tamamen çökmesine yol açar.

E-posta, FTP gibi Diğer Kritik Servisler

İşlevselliğe bağlı olarak, sunucunuzda e-posta (Postfix, Exim) veya dosya transferi (FTP/SFTP) gibi başka önemli servisler de çalışıyor olabilir. E-posta sunucusunun çökmesi, kurumsal iletişimi durdurabilirken, FTP servisindeki bir sorun, site güncellemelerini engeller. Bu servislerin de temel “çalışıyor/çalışmıyor” durumları ve performansları izleme kapsamına alınmalıdır.

Web Sitesi Performansı ve Kullanıcı Deneyimi

Bu metrikler, sunucu performansının son kullanıcıya nasıl yansıdığını ölçer. Teknik olarak her şey yolunda görünse bile, kullanıcı deneyimi kötüyse bir sorun var demektir.

Ulaşılabilirlik (Uptime/Downtime)

Ulaşılabilirlik veya Uptime, sunucunun veya web sitesinin ne kadar süreyle erişilebilir olduğunu yüzde olarak ifade eden en temel metriktir. %99.9 uptime, bir ay içinde yaklaşık 43 dakika kesinti anlamına gelir. Bu metrik, genellikle dışarıdan düzenli aralıklarla web sitenize istek gönderilerek ölçülür. Herhangi bir kesinti (downtime), anında uyarı mekanizmalarını tetiklemelidir.

Sayfa Yüklenme ve Sunucu Yanıt Süreleri (Response Time)

Sunucu yanıt süresi, özellikle TTFB (Time to First Byte), bir tarayıcının istek gönderdikten sonra sunucudan ilk veri baytını alana kadar geçen süredir. Yüksek TTFB, sunucu tarafında bir yavaşlık olduğunu gösterir. Toplam sayfa yüklenme süresi ise bir web sayfasının tüm bileşenleriyle (resimler, CSS, JavaScript) birlikte yüklenmesinin ne kadar sürdüğünü ölçer. Bu metrikler, kullanıcı memnuniyeti ve SEO sıralamaları için kritik öneme sahiptir.

HTTP Hata Oranları (4xx, 5xx Hataları)

Sunucunuzun loglarını izleyerek HTTP durum kodlarını analiz etmek önemlidir. 4xx hata kodları (örn: 404 Not Found) genellikle istemci tarafı sorunlarına (kırık linkler gibi) işaret ederken, 5xx hata kodları (örn: 500 Internal Server Error, 502 Bad Gateway) sunucu tarafında ciddi bir sorun olduğunu gösterir. 5xx hatalarındaki bir artış, acil müdahale gerektiren bir durumun habercisidir.

Güvenlik Metrikleri

Güvenlik izlemesi, sunucunuzu yetkisiz erişim, veri ihlalleri ve diğer siber tehditlere karşı korumak için proaktif bir yaklaşımdır.

Log Dosyalarının Analizi

Sunucu ve uygulama logları, olan biten her şeyin kaydını tutan birer altın madenidir. Erişim logları (access logs), hata logları (error logs) ve sistem logları, şüpheli aktiviteleri, tekrar eden hataları ve potansiyel saldırı modellerini tespit etmek için düzenli olarak analiz edilmelidir. Otomatik log analizi araçları, bu büyük veri yığınından anlamlı bilgiler çıkarmayı kolaylaştırır.

Başarısız Oturum Açma Girişimleri

Özellikle SSH (Secure Shell) veya yönetim panelleri (cPanel, Plesk) için yapılan başarısız oturum açma denemelerinin sayısındaki ani bir artış, genellikle bir kaba kuvvet (brute-force) saldırısının göstergesidir. Bu tür aktiviteleri izleyen sistemler, saldırgan IP adresini otomatik olarak engelleyerek (fail2ban gibi araçlarla) sunucuyu koruyabilir.

Yetkisiz Port Taramaları ve Şüpheli Aktiviteler

Saldırganlar genellikle bir sisteme sızmadan önce açık portları ve zafiyetleri bulmak için port taraması yaparlar. Güvenlik duvarı (firewall) loglarını izleyerek bu tür taramaları tespit etmek, potansiyel bir saldırının erken aşamada fark edilmesini sağlayabilir. Ayrıca, sunucudan dışarıya doğru yapılan beklenmedik ağ bağlantıları veya normalin dışındaki veri transferleri de bir güvenlik ihlalinin işareti olabilir.

Popüler Web Sunucu İzleme Araçları (Monitoring Tools)

Web sunucularını izlemek için piyasada çok sayıda araç bulunmaktadır. Bu araçlar, temel uptime kontrollerinden karmaşık uygulama performans analizlerine kadar geniş bir yelpazede yetenekler sunar. Doğru aracı seçmek; bütçenize, teknik uzmanlığınıza, altyapınızın büyüklüğüne ve izlemek istediğiniz metriklerin derinliğine bağlıdır. Araçlar genellikle açık kaynak kodlu, ticari (SaaS) ve komut satırı tabanlı olarak üç ana kategoriye ayrılır.

Araç KategorisiAvantajlarıDezavantajlarıÖrnekler
Açık Kaynak KodluÜcretsiz, yüksek oranda özelleştirilebilir, güçlü topluluk desteği.Kurulum ve yapılandırma uzmanlık gerektirebilir, bakım sorumluluğu size aittir.Nagios, Zabbix, Prometheus
Ticari / SaaSKolay kurulum ve kullanım, profesyonel destek, gelişmiş arayüzler ve entegrasyonlar.Maliyetli olabilir, özelleştirme seçenekleri sınırlı olabilir.Datadog, New Relic, Site24x7
Komut Satırı (CLI)Her Linux sisteminde bulunur, anlık ve hızlı kontrol için idealdir, kaynak tüketimi düşüktür.Geçmişe dönük veri analizi ve uyarı mekanizmaları yoktur, sürekli izleme için uygun değildir.top, htop, netstat, iostat

Açık Kaynak Kodlu Çözümler

Açık kaynak kodlu araçlar, maliyet avantajı ve esneklikleri nedeniyle popülerdir. Genellikle kendi sunucularınıza kurmanız ve yapılandırmanız gerekir, bu da tam kontrol sağlar.

Ticari ve SaaS (Hizmet Olarak Yazılım) Çözümler

Bu çözümler genellikle bulut tabanlıdır ve aylık veya yıllık bir ücret karşılığında hizmet verirler. Kurulum ve bakım yükünü ortadan kaldırdıkları için hızlı bir başlangıç sunarlar.

Bulut Sağlayıcıların Yerel Araçları

Eğer sunucularınız AWS, Azure veya Google Cloud gibi büyük bulut platformlarında barındırılıyorsa, bu sağlayıcıların kendi yerel izleme araçları genellikle en kolay ve en entegre çözümdür.

Komut Satırı (CLI) Araçları

Bu araçlar, bir sunucuya doğrudan SSH ile bağlandığınızda anlık durum kontrolleri yapmak için vazgeçilmezdir. Grafik arayüzleri yoktur ancak hızlı ve detaylı bilgi sağlarlar.

Kendi İzleme Sisteminizi Kurma Adımları

Kendi sunucu izleme sisteminizi kurmak, ilk bakışta göz korkutucu görünebilir, ancak doğru adımları izleyerek oldukça yönetilebilir bir süreçtir. Bu süreç, sadece bir yazılım kurmaktan ibaret değildir; ihtiyaçlarınızı anlamak, doğru aracı seçmek ve sistemi iş akışlarınıza entegre etmek gibi stratejik kararları da içerir. Başarılı bir izleme sistemi, size sadece veri sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bu veriyi eyleme geçirilebilir bilgilere dönüştürür.

Adım 1: İhtiyaç Analizi ve Hedef Belirleme

Her şeyden önce, “Neyi, neden izlemek istiyorum?” sorusunu sormalısınız. Hedefleriniz nelerdir? Sadece sitenizin ayakta olup olmadığını mı bilmek istiyorsunuz, yoksa veritabanı sorgu performansını milisaniye düzeyinde mi optimize etmek istiyorsunuz? Bu aşamada düşünmeniz gerekenler:

Adım 2: Doğru Aracın Seçimi (Açık Kaynak vs. Ticari)

İhtiyaçlarınızı belirledikten sonra, bir önceki bölümde tartışılan araç kategorilerinden hangisinin size uygun olduğuna karar verebilirsiniz. Açık kaynak (Örn: Zabbix, Prometheus): Tam kontrol, sıfır lisans maliyeti ve yüksek esneklik sunar ancak kurulum, yapılandırma ve bakım sorumluluğu size aittir. Teknik bilgisi yüksek ekipler için idealdir. Ticari/SaaS (Örn: Datadog, Site24x7): Hızlı kurulum, kullanım kolaylığı ve profesyonel destek sunar ancak abonelik maliyeti vardır ve özelleştirme imkanları daha sınırlıdır. Hızlıca başlamak ve bakım yüküyle uğraşmak istemeyenler için mükemmeldir.

Adım 3: İzleme Aracının Kurulumu ve Yapılandırılması

Seçtiğiniz araca göre bu adım değişiklik gösterecektir. SaaS çözümleri için bu genellikle izlenecek sunucuya küçük bir “agent” (ajan) yazılımı kurmaktan ibarettir. Bu ajan, sunucudan metrikleri toplayıp merkezi platforma gönderir. Açık kaynak çözümler için ise genellikle bir merkezi izleme sunucusu kurmanız, veritabanını yapılandırmanız ve ardından izlenecek her sunucuya ajanları dağıtmanız gerekir. Bu aşamada, hangi metriklerin ne sıklıkla toplanacağını (izleme aralığı) da belirlersiniz.

Adım 4: Uyarı (Alert) Mekanizmalarının Ayarlanması

İzleme sisteminin en kritik parçalarından biri uyarı mekanizmasıdır. Sadece veri toplamak yeterli değildir; bir sorun olduğunda doğru kişilerin anında haberdar edilmesi gerekir. Uyarılar, önceden belirlenmiş eşik değerleri (thresholds) aşıldığında tetiklenir. Örneğin, “CPU kullanımı 5 dakikadır %90’ın üzerindeyse” veya “Web sitesi yanıt vermiyorsa” gibi kurallar tanımlanır. Bu uyarıların hangi kanallarla iletileceği de önemlidir.

Adım 5: Raporlama ve Gösterge Paneli (Dashboard) Oluşturma

Toplanan verilerin anlaşılır ve görsel bir şekilde sunulması, genel durumu bir bakışta anlamak için çok önemlidir. İyi tasarlanmış bir gösterge paneli (dashboard), en kritik metrikleri tek bir ekranda gösterir. Örneğin, sunucuların genel sağlık durumu, anlık CPU/RAM kullanımı, ağ trafiği ve son hatalar gibi bileşenleri içerebilir. Periyodik raporlar (günlük, haftalık, aylık) ise performans trendlerini analiz etmek, kapasite planlaması yapmak ve yönetim katmanına sunum yapmak için kullanılır.

Sunucu İzlemede En İyi Uygulamalar ve Sık Yapılan Hatalar

Etkili bir sunucu izleme sistemi kurmak, doğru araçları seçmek ve yapılandırmaktan daha fazlasını gerektirir. Sürecin kendisini nasıl yönettiğiniz, toplanan verileri nasıl yorumladığınız ve uyarılara nasıl tepki verdiğiniz, sistemin başarısı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Yılların deneyimiyle ortaya çıkmış en iyi uygulamaları benimsemek ve yaygın hatalardan kaçınmak, izleme çabalarınızın gerçekten değer yaratmasını sağlar.

En İyi Uygulamalar (Yapılması Gerekenler)Kaçınılması Gereken Hatalar (Yapılmaması Gerekenler)
Sadece gerçekten eyleme geçirilebilir ve kritik metriklere odaklanmak.Sadece sunucunun “ping” komutuna yanıt verip vermediğini kontrol etmek.
Normal çalışma koşullarını yansıtan anlamlı eşik değerleri belirlemek.Oluşturulan uyarıları ve bildirimleri sürekli olarak göz ardı etmek veya ertelemek.
Uyarıları önceliklendirerek ve gruplayarak “uyarı yorgunluğunu” önlemek.Toplanan performans verilerini gelecekteki kapasite planlaması için kullanmamak.
İzleme verilerini ve eşik değerlerini periyodik olarak gözden geçirip güncellemek.Güvenlik loglarını ve şüpheli aktiviteleri izleme kapsamına dahil etmemek.
Mümkün olan yerlerde otomasyondan faydalanmak (örn: sorun anında servisi yeniden başlatma).Sadece sunucu sağlığına odaklanıp, son kullanıcı deneyimini ölçen metrikleri ihmal etmek.

En İyi Uygulamalar

Kaçınılması Gereken Hatalar

Web Sunucu İzleme Hizmetleri İçin Neden İHS Telekom’u Tercih Etmelisiniz?

Kendi izleme sisteminizi kurmak değerli bir deneyim olsa da, bu süreç zaman, uzmanlık ve sürekli dikkat gerektirir. Özellikle ana işi teknoloji olmayan veya sınırlı IT personeline sahip işletmeler için, sunucu yönetimi ve izleme görevlerini bu alanda uzmanlaşmış bir iş ortağına devretmek çok daha verimli ve güvenli bir seçenektir. İHS Telekom, sunduğu profesyonel sunucu hizmetleri ile altyapınızın performansını, güvenliğini ve sürekliliğini en üst düzeyde tutmanızı sağlar.

Exit mobile version