IHS Blog

Domain Sorgulama Siteleri Bilgileri Nereden Alır? Whois Veritabanının Çalışma Mantığı

domain-sorgulama-siteleri-bilgileri-nereden-alir-whois-veritabaninin-calisma-mantigi

Bir domain sorgulama sitesine girip aklınızdaki alan adını yazdığınızda, saniyeler içinde o alan adının müsait olup olmadığını veya kime ait olduğunu öğrenirsiniz. Peki, bu bilgiler tam olarak nereden geliyor? Bu sihirli gibi görünen sürecin arkasında, internetin temel yapı taşlarından biri olan ve on yıllardır kullanılan Whois protokolü ve onun dağıtık veritabanı sistemi yatmaktadır. Bu makalede, bir domain sorgusu yaptığınızda arka planda neler yaşandığını, Whois veritabanının nasıl çalıştığını, bu verilerin kimler tarafından yönetildiğini ve kişisel verilerin korunması için alınan modern önlemleri detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. İnternetin bu temel ve genellikle göz ardı edilen mekanizmasını anladığınızda, bir alan adının tescil ve yönetim süreçlerine çok daha hakim olacaksınız.

İçerik Tablosu

Domain Sorgulama ve Whois Protokolüne Giriş

İnternet dünyasının temelini oluşturan alan adları, dijital kimliklerimizin en önemli parçasıdır. Bu kimliklerin kime ait olduğunu, ne zaman tescil edildiğini ve teknik olarak nasıl yönetildiğini anlamamızı sağlayan sistem ise Whois protokolüdür. Bu bölüm, domain sorgulamanın önemini ve Whois’in bu ekosistemdeki yerini ele alarak konuya temel bir giriş yapmaktadır.

Domain Sorgulama Nedir ve Neden Önemlidir?

Domain sorgulama, bir alan adının tescil durumunu ve bu tescile ilişkin kayıtlı bilgileri (Whois verileri) öğrenmek için yapılan işlemdir. Bu işlem, sadece bir alan adının satın alınabilir olup olmadığını kontrol etmekle kalmaz, aynı zamanda mevcut bir alan adının sahibiyle iletişime geçmek, tescil ve bitiş tarihlerini öğrenmek veya teknik sorunlarda muhatap bulmak gibi birçok farklı amaç için kritik öneme sahiptir. İşletmeler için marka koruması, siber güvenlik uzmanları için kötü niyetli aktivitelerin takibi ve web geliştiricileri için teknik yapılandırma gibi alanlarda hayati bir rol oynar.

Whois Protokolünün Tarihsel Gelişimi ve Temel Amacı

Whois protokolünün kökenleri, internetin öncüsü olan ARPANET dönemine, 1980’lerin başına kadar uzanır. Başlangıçta, ağa bağlı kişilerin ve kaynakların iletişim bilgilerini içeren basit bir dizin hizmeti olarak tasarlanmıştı. Temel amacı, ağ yöneticilerinin ve kullanıcıların birbirleriyle kolayca iletişim kurabilmesini sağlamaktı. İnternetin ticarileşmesi ve alan adı sisteminin (DNS) yaygınlaşmasıyla birlikte Whois, alan adı sahipliği bilgilerini kamuya açık bir şekilde sunan standart bir protokol haline geldi. Bu dönüşüm, internette şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırmayı hedefliyordu.

Bir Alan Adının Yaşam Döngüsünde Whois’in Yeri

Bir alan adının yaşam döngüsü, tescil edilmesinden silinmesine kadar geçen çeşitli aşamalardan oluşur. Whois, bu döngünün her adımında kritik bilgiler sunar. Alan adı ilk tescil edildiğinde, Whois kayıtları oluşturulur ve sahibinin bilgileri veritabanına eklenir. Alan adı yenilendiğinde, bitiş tarihi güncellenir. Eğer alan adı süresi dolarsa, “grace period” (yenileme için ek süre) ve “redemption period” (kurtarma periyodu) gibi süreçlere girer. Bu durumların tümü, alan adının durum kodları aracılığıyla Whois kayıtlarında görünür. Son olarak, bir alan adı silindiğinde ve yeniden tescile açıldığında, Whois kayıtları da bu durumu yansıtacak şekilde güncellenir. Kısacası Whois, alan adının anlık sağlık durumu ve geçmişi hakkında bir nevi kimlik kartı görevi görür.

Whois Veritabanının Temel Yapı Taşları

Whois sorgularının anlık olarak doğru bilgiyi sunabilmesi, arkasında çalışan karmaşık ama son derece organize bir veritabanı mimarisi sayesinde mümkündür. Bu sistem, tek bir merkezi yapıdan ziyade, dünya geneline yayılmış ve hiyerarşik olarak çalışan birimlerden oluşur. Bu bölüm, Whois veritabanının ne olduğunu, neden merkezi olmadığını ve temel çalışma modellerini açıklamaktadır.

Whois Veritabanı Nedir?

Whois veritabanı, internet üzerindeki tüm tescil edilmiş alan adlarına ait kayıt bilgilerinin tutulduğu halka açık bir dizindir. Bu veritabanı, bir alan adının sahibinin (registrant) kim olduğu, iletişim bilgilerinin ne olduğu, alan adının ne zaman tescil edildiği, ne zaman sona ereceği ve hangi isim sunucularını kullandığı gibi kritik verileri içerir. Temelde, internetin şeffaflığını ve güvenilirliğini sağlamak amacıyla oluşturulmuş dijital bir telefon rehberi gibidir.

Dağıtık Veritabanı Mimarisi: Bilgiler Neden Tek Bir Yerde Değil?

Tüm alan adı bilgilerinin tek bir devasa veritabanında tutulması, hem yönetimsel zorluklar yaratır hem de ciddi bir güvenlik riski oluştururdu. Tek bir sistemin çökmesi, tüm internetin alan adı sorgulama mekanizmasını felç edebilirdi. Bu nedenle Whois, dağıtık bir mimari kullanır. Bu mimaride, her alan adı uzantısından (.com, .net, .org, .tr gibi) sorumlu olan farklı “Registry” (Kayıt Operatörü) kuruluşları, kendi uzantılarına ait veritabanlarını yönetir. Bu yapı, sistemi daha dayanıklı, ölçeklenebilir ve yönetilebilir kılar.

“Thick” ve “Thin” Whois Modelleri Arasındaki Farklar

Whois verilerinin nasıl saklandığı ve sunulduğu konusunda iki temel model bulunur: “Thick” (Kalın) ve “Thin” (İnce). Bu iki model, Kayıt Operatörü (Registry) ve Kayıt Kuruluşu (Registrar) arasındaki veri paylaşımının kapsamını belirler. Aralarındaki temel farklar, sorgu sürecini ve veri bütünlüğünü doğrudan etkiler.

ÖzellikThick (Kalın) Whois ModeliThin (İnce) Whois Modeli
Veri KapsamıAlan adı sahibinin tüm iletişim bilgileri (Registrant, Admin, Tech) doğrudan Registry veritabanında saklanır.Registry veritabanında sadece alan adının kayıtlı olduğu Registrar ve nameserver bilgileri gibi temel teknik veriler bulunur. Asıl sahip bilgileri Registrar’ın kendi sunucusundadır.
Sorgu SüreciTek bir sorgu ile Registry üzerinden tüm bilgilere ulaşılır.İki adımlı bir sorgu gerekir. İlk sorgu Registry’e yapılır ve hangi Registrar’a gidileceği öğrenilir. İkinci sorgu ilgili Registrar’ın Whois sunucusuna yapılarak detaylı bilgi alınır.
AvantajlarıDaha hızlı ve tutarlı veri sağlar. Veri bütünlüğü daha yüksektir.Registrar’lara veri yönetimi konusunda daha fazla esneklik sunar.
DezavantajlarıRegistry için daha fazla depolama ve yönetim yükü anlamına gelir.Sorgu süreci daha yavaş olabilir. Veri tutarlılığı Registrar’ın sorumluluğundadır.
Örnek Uzantılar.org, .info, .biz, .ist, .istanbul.com, .net

Whois Veri Akışının Hiyerarşik Mekanizması

Bir Whois sorgusu yaptığınızda, talebiniz internetin yönetim hiyerarşisi içinde belirli bir yol izler. Bu süreç, tepedeki politika belirleyici kurumlardan başlayıp, alan adı uzantılarını yöneten operatörlere ve son kullanıcıya hizmet veren aracılara kadar uzanır. Bu hiyerarşik yapı, sistemin düzenli ve güvenilir bir şekilde işlemesini sağlar.

Ekosistemin Tepesindeki Kurumlar: ICANN ve IANA

Hiyerarşinin en tepesinde İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu (ICANN) yer alır. ICANN, kar amacı gütmeyen bir kuruluştur ve alan adı sistemi ile ilgili politikaları belirler, yeni üst düzey alan adı uzantılarını (.app, .blog gibi) onaylar ve alan adı kayıt firmalarını (Registrar) akredite eder. IANA (İnternet Atanmış Numaralar Otoritesi) ise ICANN’in bir parçası olup, IP adres bloklarının ve DNS kök sunucularının teknik yönetiminden sorumludur. Bu kurumlar, Whois politikalarının genel çerçevesini çizer.

Registry (Kayıt Operatörü): Alan Adı Uzantılarının Yöneticisi (.com, .net, .tr)

Her bir üst düzey alan adı uzantısı (TLD – Top-Level Domain), bir Registry (Kayıt Operatörü) tarafından yönetilir. Örneğin, .com ve .net uzantılarının Registry’si Verisign şirketidir. Türkiye’nin .tr uzantısının Registry’si ise TRABİS’tir (BTK tarafından yetkilendirilmiştir). Registry’ler, kendi yönettikleri uzantılara ait tüm alan adlarının merkezi kayıt veritabanını tutarlar ve bu veritabanının güvenli, stabil ve erişilebilir olmasını sağlarlar. Whois sorgusunun nihai olarak ulaştığı yetkili merci burasıdır.

Registrar (Kayıt Kuruluşu): Alan Adı Tescil Aracısı

Son kullanıcılar ve işletmeler, bir alan adını doğrudan Registry’den tescil ettiremezler. Bunun yerine, ICANN tarafından akredite edilmiş ve Registry’lerle anlaşması olan Registrar (Kayıt Kuruluşu) firmaları aracılığıyla işlem yaparlar. IHS Telekom gibi Registrar’lar, son kullanıcı ile Registry arasında bir köprü görevi görür. Alan adı tescili, yenilemesi, transferi ve Whois bilgilerinin güncellenmesi gibi tüm işlemleri kullanıcı adına gerçekleştirirler. Bu nedenle, alan adı kayıt kuruluşu seçimi oldukça önemlidir.

Bir Whois Sorgusunun Adım Adım Yolculuğu

Bir kullanıcı “example.com” için Whois sorgusu yaptığında arka planda şu adımlar gerçekleşir:

  1. Sorgunun Başlaması: Kullanıcının sorgusu, genellikle bir web arayüzü veya komut satırı aracı üzerinden başlatılır.
  2. İlk Durak: Sorgu, ilk olarak alan adının uzantısına (.com) bakar ve ilgili Registry’ye (Verisign) yönlendirilir.
  3. Model Belirlenmesi (Thin vs. Thick): .com uzantısı “Thin” model kullandığı için, Verisign’ın Whois veritabanı, bu alan adını tescil eden Registrar’ın kim olduğu (örneğin, IHS Telekom) ve temel nameserver bilgileri gibi sınırlı bilgiyi döndürür. Yanıtında ayrıca, detaylı bilgi için sorgulanması gereken Registrar’a ait Whois sunucusunun adresi de bulunur.
  4. İkinci Durak (Registrar): Araç, bu bilgiyle sorguyu doğrudan IHS Telekom’un Whois sunucusuna yönlendirir.
  5. Sonuçların Alınması: IHS Telekom’un sunucusu, alan adı sahibinin tüm detaylı bilgilerini (Registrant, Admin, Tech kişileri, tarihler vb.) içeren tam Whois kaydını kullanıcıya sunar. Eğer sorgulanan alan adı .org gibi “Thick” bir modele sahip olsaydı, 2. adımda tüm bilgiler doğrudan Registry’den alınır ve 3. ve 4. adımlara gerek kalmazdı.

Whois Sorgusunda Görüntülenen Bilgiler ve Anlamları

Bir Whois sorgusu yaptığınızda karşınıza çıkan bilgi ekranı, ilk bakışta karmaşık görünebilir. Ancak bu verilerin her bir satırı, alan adının kimliği, yönetimi ve durumu hakkında önemli ipuçları taşır. Bu bölüm, Whois çıktısındaki temel alanları ve ne anlama geldiklerini detaylı bir şekilde açıklamaktadır.

Alan Adı Sahibi (Registrant) Bilgileri

Bu bölüm, alan adının yasal sahibini belirtir. “Registrant” olarak adlandırılan bu kişi veya kuruluş, alan adının tüm haklarına sahiptir. Burada yer alan isim, adres, e-posta ve telefon numarası, alan adıyla ilgili yasal ve mülkiyet konularında esas alınacak bilgilerdir. Bu bilgilerin her zaman güncel ve doğru olması, olası bir mülkiyet ispatı durumunda kritik öneme sahiptir.

Yönetici, Teknik ve Fatura Sorumlusu (Administrative, Technical, Billing Contacts)

Bir alan adının yönetiminde farklı sorumluluklar bulunur. Whois kaydı bu rolleri ayrı ayrı belirtir:

Önemli Tarihler: Kayıt, Güncelleme ve Bitiş Tarihi

Whois verileri, alan adının yaşam döngüsüyle ilgili üç temel tarih bilgisi içerir:

Alan Adı Durum Kodları (Domain Status Codes)

Bu kodlar, bir alan adının mevcut durumu hakkında anlık bilgi veren standartlaştırılmış ifadelerdir. En yaygın olanları şunlardır:

Durum KoduAnlamıYapılması Gereken
OKAlan adı aktiftir ve üzerinde herhangi bir kısıtlama yoktur. Güncellenebilir veya transfer edilebilir.Normal kullanım durumu, herhangi bir işlem gerektirmez.
clientTransferProhibitedAlan adının transfer edilmesi engellenmiştir. Bu, genellikle güvenlik amacıyla registrar tarafından eklenen bir transfer kilididir.Alan adını transfer etmek istiyorsanız, kayıt firmanızın müşteri panelinden bu kilidi kaldırmanız gerekir.
redemptionPeriodAlan adının süresi dolmuş ve normal yenileme süresi de geçmiştir. Bu “kurtarma periyodunda” alan adı, genellikle daha yüksek bir ücret karşılığında sahibi tarafından geri alınabilir.Alan adını kaybetmek istemiyorsanız, derhal kayıt firmanızla iletişime geçerek kurtarma işlemini başlatmalısınız.
pendingDeleteKurtarma periyodu da sona ermiş ve alan adı artık silinme sürecine girmiştir. Bu aşamada alan adı geri alınamaz ve kısa bir süre içinde herkesin tesciline açık hale gelecektir.Bu aşamada yapılabilecek bir işlem yoktur. Alan adının silinip yeniden tescile açılmasını beklemek gerekir.

Nameserver (NS) Bilgileri ve İşlevi

Nameserver (İsim Sunucusu), bir alan adını ilgili sunucu veya hosting hesabına yönlendiren kritik bir DNS kaydıdır. Bir kullanıcı tarayıcısına alan adınızı yazdığında, bu NS kayıtları sayesinde tarayıcı, web sitenizin dosyalarının barındırıldığı sunucunun IP adresini bulur. Whois kaydında genellikle en az iki adet (ns1.example.com, ns2.example.com gibi) nameserver adresi bulunur. Bu bilgilerin yanlış olması, web sitesinin ve e-posta hizmetlerinin çalışmamasına neden olur.

Whois Veri Gizliliği, Güvenlik ve Modern Düzenlemeler

Whois protokolü, başlangıçta şeffaflık amacıyla tüm verileri kamuya açık olarak sunsa da, zamanla bu durum ciddi gizlilik ve güvenlik endişelerini beraberinde getirmiştir. Kişisel verilerin kötüye kullanılması riskine karşı hem teknolojik çözümler hem de yasal düzenlemeler geliştirilmiştir. Bu bölüm, Whois verilerinin gizliliği, karşılaşılan riskler ve modern koruma yöntemlerini ele almaktadır.

Whois Bilgilerinin Kötüye Kullanım Riskleri: Spam, Kimlik Avı ve Dolandırıcılık

Whois veritabanının herkese açık olması, kötü niyetli kişilerin hedef listeleri oluşturmasını kolaylaştırır. Alan adı sahiplerinin e-posta adresleri, spam gönderenler tarafından otomatik olarak toplanabilir. Telefon numaraları, sahte “alan adı yenileme” veya “SEO hizmeti” gibi dolandırıcılık amaçlı aramalar için kullanılabilir. Daha tehlikeli senaryolarda ise bu bilgiler, alan adı sahibini hedef alan kimlik avı (phishing) saldırılarında kullanılarak, alan adı yönetici paneli şifrelerinin çalınmasına yol açabilir.

Whois Gizleme (Domain Privacy/ID Protection) Hizmeti Nedir ve Nasıl Çalışır?

Whois Gizleme, alan adı sahibinin kişisel bilgilerini (isim, adres, e-posta, telefon) korumak için kayıt firmaları (Registrar) tarafından sunulan bir hizmettir. Bu hizmet etkinleştirildiğinde, halka açık Whois kayıtlarında alan adı sahibinin gerçek bilgileri yerine, hizmeti sağlayan firmanın (genellikle bir aracı şirketin) anonim bilgileri gösterilir. Bu sayede, meşru iletişim talepleri (örneğin, yasal bir bildirim) aracı firma üzerinden sahibine iletilirken, spam ve dolandırıcılık girişimleri büyük ölçüde engellenmiş olur. Bu, domain güvenliği için önemli bir adımdır.

GDPR (Genel Veri Koruma Tüzüğü) ve Whois Üzerindeki Etkileri

Avrupa Birliği’nin 2018’de yürürlüğe giren Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR), kişisel verilerin işlenmesi ve korunması konusunda katı kurallar getirmiştir. Bu düzenleme, Whois sistemini derinden etkilemiştir. GDPR uyarınca, bir kişinin rızası olmadan kişisel verilerinin kamuya açık bir şekilde yayınlanması yasa dışıdır. Bu nedenle, ICANN ve dünya genelindeki kayıt firmaları, Whois politikalarını değiştirmek zorunda kalmıştır. Artık AB vatandaşlarına ait alan adlarının Whois kayıtlarında, kişisel bilgiler varsayılan olarak gizlenmekte ve sadece “Redacted for Privacy” (Gizlilik için düzenlendi) gibi ifadeler yer almaktadır.

Redacted Whois: Kişisel Verilerin Maskelenmesi Süreci

“Redacted Whois”, GDPR sonrası yaygınlaşan bir uygulamadır. Bu modelde, alan adı sahibinin adı, adresi, e-posta adresi ve telefon numarası gibi kişisel verileri kamuya açık kayıtlardan tamamen kaldırılır veya maskelenir. Bunun yerine sadece kuruluş adı (eğer kurumsal bir tescil ise), ülke ve eyalet gibi daha genel bilgiler bırakılabilir. Meşru bir gerekçesi olan (örneğin, siber güvenlik araştırmacıları, kanun uygulayıcılar) akredite edilmiş üçüncü taraflar, özel bir prosedürle bu maskelenmiş verilere erişim talebinde bulunabilirler. Bu yaklaşım, kişisel gizliliği koruma ve internetin güvenliği için gerekli olan veri erişimi arasında bir denge kurmayı amaçlar.

Whois Sorgulaması Nasıl Yapılır? Yöntemler ve Araçlar

Bir alan adının Whois bilgilerine erişmek için kullanılabilecek birden fazla yöntem ve araç bulunmaktadır. İster basit bir web arayüzü kullanıcısı olun, ister teknik detaylara hakim bir sistem yöneticisi, ihtiyacınıza uygun bir sorgulama yöntemi mutlaka vardır. Bu bölüm, en yaygın Whois sorgulama yöntemlerini açıklamaktadır.

Web Tabanlı Whois Sorgulama Araçları

En kolay ve en yaygın kullanılan yöntem, web tabanlı sorgulama araçlarıdır. Bu siteler, basit bir arama kutusuna sorgulamak istediğiniz alan adını yazarak anında sonuç almanızı sağlar. ICANN’in kendi Whois arama aracı, birçok alan adı kayıt firmasının sunduğu hizmetler ve üçüncü parti bağımsız siteler bu kategoriye girer. Whois domain sorgulama araçları, genellikle sonuçları daha okunabilir ve anlaşılır bir formatta sunarak kullanıcı dostu bir deneyim sağlar.

Komut Satırı (Terminal/CMD) Üzerinden Sorgulama

Linux, macOS ve diğer UNIX tabanlı işletim sistemlerinde “whois” komutu genellikle yerleşik olarak gelir. Teknik kullanıcılar ve sistem yöneticileri için bu yöntem oldukça hızlı ve pratiktir. Terminal veya komut istemcisini açıp `whois example.com` komutunu çalıştırmak, ilgili alan adının ham Whois verisini doğrudan ekrana getirir. Windows işletim sistemlerinde bu komut yerleşik olarak gelmeyebilir, ancak Windows Subsystem for Linux (WSL) kurularak veya üçüncü parti “whois” araçları indirilerek kullanılabilir.

Alan Adı Kayıt Firmalarının (Registrar) Sağladığı Sorgulama Hizmetleri

Alan adınızı tescil ettiğiniz IHS Telekom gibi kayıt firmaları, genellikle kendi web siteleri üzerinden veya müşteri panelleri aracılığıyla Whois sorgulama hizmeti sunarlar. Bu araçları kullanmanın bir avantajı, özellikle “Thin” Whois modeline sahip alan adları için daha güncel ve doğru bilgilere ulaşma potansiyelidir. Çünkü sorguyu doğrudan bilginin kaynağı olan Registrar’ın sistemine yapmış olursunuz. Ayrıca, bir alan adı satın almayı düşündüğünüzde, sorgulama ve tescil işlemlerini aynı platform üzerinden hızlıca yapma kolaylığı sunarlar.

Domain Yönetimi ve Güvenliği İçin Neden İHS Telekom’u Tercih Etmelisiniz?

Alan adı tescili ve yönetimi, dijital varlığınızın temelini oluşturur. Güvenilir bir altyapı, gelişmiş güvenlik özellikleri ve yetkin bir teknik destek, bu temelin sağlamlığı için vazgeçilmezdir. IHS Telekom, yılların tecrübesiyle bu üç kritik unsuru bir araya getirerek domain yönetimi ve güvenliği konusunda kapsamlı çözümler sunar.

Hızlı ve Güvenilir Domain Tescil Altyapısı

Aklınızdaki mükemmel alan adını bulduğunuzda, onu kaybetmeden anında tescil edebilmek çok önemlidir. IHS Telekom, güçlü ve otomatize altyapısı sayesinde, alan adı tescili işlemlerinizi saniyeler içinde tamamlamanızı sağlar. Hem Türkiye’deki .tr uzantılı domainler için TRABİS’e akredite bir kayıt kuruluşu olması hem de .com, .net gibi yüzlerce global uzantı için doğrudan bağlantılara sahip olması, tescil sürecinin hızlı ve sorunsuz işlemesini garanti eder.

Gelişmiş Whois Gizleme (ID Koruma) Seçenekleri

Kişisel verilerinizin güvenliği ve istenmeyen iletişim taleplerinden korunmanız önceliğimizdir. IHS Telekom, makalenin önceki bölümlerinde detaylandırdığımız spam, kimlik avı ve dolandırıcılık risklerine karşı etkin bir çözüm olan gelişmiş Whois Gizleme (ID Koruma) hizmeti sunar. Bu hizmet sayesinde kişisel bilgileriniz Whois sorgularında tamamen gizlenir ve dijital gizliliğiniz en üst düzeyde korunur.

Kullanıcı Dostu Yönetim Paneli ve 7/24 Uzman Desteği

Alan adlarınızı yönetmek karmaşık olmak zorunda değil. IHS Telekom’un kullanıcı dostu yönetim paneli üzerinden nameserver (NS) güncellemesi, DNS kaydı yönetimi, transfer kilidi aktivasyonu ve Whois bilgileri güncellemesi gibi tüm işlemleri kolayca yapabilirsiniz. Herhangi bir sorunla karşılaştığınızda veya teknik bir soruya ihtiyaç duyduğunuzda, 7/24 hizmet veren uzman destek ekibimiz, telefon veya destek talebi üzerinden size hızlı ve etkili çözümler sunmak için her zaman hazırdır.

Alan Adı Güvenliği İçin Transfer Kilidi ve DNS Yönetim Hizmetleri

Alan adınızın izniniz olmadan başka bir firmaya transfer edilmesini önlemek, en temel güvenlik önlemlerinden biridir. IHS Telekom, kontrol panelinizden kolayca aktif hale getirebileceğiniz Transfer Kilidi (clientTransferProhibited) özelliği sunar. Ayrıca, web sitenizin ve e-posta hizmetlerinizin doğru çalışması için hayati olan DNS kayıtlarınızı (A, CNAME, MX, TXT) gelişmiş DNS yönetim arayüzü üzerinden hatasız bir şekilde yönetebilirsiniz. Bu hizmetler, alan adınızın hem güvenliğini hem de teknik bütünlüğünü tam kontrol altına almanızı sağlar. Ek olarak, sitenizin güvenliğini bir SSL sertifikası ile en üst düzeye çıkarabilirsiniz.

Exit mobile version