Web sitenizin yapısını planlarken vereceğiniz en temel kararlardan biri, yeni bölümleri (blog, mağaza, destek portalı vb.) subdomain olarak mı yoksa alt klasör olarak mı yapılandıracağınızdır. Bu seçim, URL’lerinizin nasıl görüneceğinden arama motoru optimizasyonu (SEO) performansınıza kadar birçok kritik faktörü etkiler. Yıllardır SEO uzmanları arasında hararetli tartışmalara neden olan bu konu, aslında net stratejik gerekçelere dayandığında doğru cevabı bulmanın kolay olduğu bir meseledir. Bu makalede, subdomain ve alt klasör arasındaki teknik farkları, arama motorlarının bu iki yapıya nasıl yaklaştığını, SEO performansına etkilerini ve hangi senaryoda hangisini seçmeniz gerektiğini tüm detaylarıyla ele alacağız.
İçerik Tablosu
Subdomain ve Alt Klasör: Temel Kavramlar
Web sitesi mimarisinin bu iki temel yapı taşını anlamak, SEO stratejinizin temellerini doğru atmanız için kritik öneme sahiptir. Her ikisi de ana alan adınıza bağlı içerikleri organize etmeye yarasa da, arama motorları ve kullanıcılar tarafından farklı şekillerde algılanırlar. URL yapısındaki bu farklılıklar, hem teknik yönetimi hem de marka algısını doğrudan etkiler.
Alt Klasör (Subfolder) Nedir?
Alt klasör, ana alan adınızın sonuna eklenen bir uzantı ile oluşturulan bir dizindir. Tıpkı bilgisayarınızdaki bir klasör gibi, ana sitenizin bir parçası olarak kabul edilir. URL yapısı genellikle “site.com/klasor” şeklindedir. Örneğin, bir şirketin blog sayfası “sirket.com/blog” veya ürünler sayfası “sirket.com/urunler” şeklinde bir alt klasör yapısı kullanabilir. Bu yapı, içeriğin ana site ile doğrudan ilişkili ve onun bir parçası olduğunu açıkça belirtir.
Subdomain (Alt Alan Adı) Nedir?
Subdomain veya alt alan adı, ana alan adınızın önüne eklenen bir ön ek ile oluşturulur ve teknik olarak ana domainden ayrı, yeni bir web sitesi gibi işlev görür. URL yapısı “altalanadi.site.com” şeklindedir. Örneğin, bir e-ticaret sitesinin mağaza bölümü için “magaza.site.com” veya bir yazılım şirketinin destek platformu için “destek.site.com” gibi subdomain’ler kullanılabilir. Bu yapı, ilgili bölümün ana siteden daha bağımsız veya farklı bir amaca hizmet eden bir birim olduğunu ima eder.
URL Yapısındaki Teknik ve Görsel Farklılıklar
İki yapı arasındaki en belirgin fark URL’de kendini gösterir. Kullanıcılar için alt klasör yapısı (site.com/blog), tek bir site içinde gezindikleri hissini verir ve içeriğin ana markanın bir parçası olduğunu net bir şekilde vurgular. Subdomain yapısı (blog.site.com) ise görsel olarak farklı bir web sitesi algısı yaratabilir. Teknik olarak da bu ayrım geçerlidir. Arama motoru botları, alt klasörleri ana domainin bir parçası olarak tararken, subdomain’leri genellikle ayrı birer varlık olarak değerlendirir ve tarama kaynaklarını buna göre ayırır. Bu durum, her birinin kendine ait robots.txt dosyasına, site haritasına ve analiz profiline sahip olabilmesi anlamına gelir.
Arama Motorlarının Gözünden Subdomain ve Alt Klasör
Web sitesi sahiplerinin en çok merak ettiği konu, arama motorlarının, özellikle de Google’ın, bu iki yapı türünü nasıl ele aldığıdır. Yapısal tercihlerin sıralama üzerindeki etkisi, yıllar boyunca birçok spekülasyona ve mite yol açmıştır. Ancak güncel açıklamalar ve teknik analizler, arama motorlarının mantığını daha net bir şekilde anlamamızı sağlıyor.
Google’ın Resmi Yaklaşımı ve Açıklamaları
Google yetkilileri, özellikle John Mueller gibi isimler, yıllar içinde defalarca “Google’ın hem subdomain’leri hem de alt klasörleri yönetmede oldukça iyi olduğunu” belirtmişlerdir. Teoride, algoritmanın her iki yapıyı da anlayabildiğini ve içeriği doğru şekilde ilişkilendirebildiğini söylerler. Ancak bu açıklamaların devamında genellikle “sizin için yönetimi en kolay olanı seçin” tavsiyesi gelir. Bu, topu web yöneticisine atarak, dolaylı yoldan daha basit ve bütünleşik olan alt klasör yapısının çoğu durumda daha az teknik soruna yol açacağını ima eder. Özetle, Google resmi olarak birini diğerine üstün tutmasa da, pratik uygulamalar ve SEO topluluğunun deneyimleri farklı sonuçlar ortaya koymaktadır.
Arama Motoru Botlarının Tarama ve İndeksleme Mantığı
Arama motoru botları (crawler’lar), interneti tarayarak web sayfalarını keşfeder ve dizine ekler. Alt klasörler (site.com/blog), botlar için ana domainin doğal bir uzantısıdır. Bot, ana sayfayı tararken bu klasörlere giden linkleri takip eder ve tüm siteyi tek bir bütün olarak algılar. Bu durum, tarama bütçesinin (crawl budget) daha verimli kullanılmasına yardımcı olur. Diğer yandan, subdomain’ler (blog.site.com), botlar tarafından genellikle yeni ve ayrı bir web sitesi olarak algılanır. Bu nedenle, botun bu yeni siteyi keşfetmesi, ona ayrı bir tarama bütçesi ataması ve otoritesini sıfırdan değerlendirmesi gerekebilir. Bu durum, özellikle yeni veya düşük otoriteye sahip siteler için indeksleme sürecini yavaşlatabilir.
Geçmişteki SEO Mitleri ve Günümüz Gerçekleri
Geçmişte, subdomain’lerin anahtar kelime içermesi durumunda SEO’ya ekstra fayda sağladığı gibi bazı mitler yaygındı. Örneğin, “seo.sirket.com” gibi bir kullanımın sıralamalara doğrudan etki edeceği düşünülürdü. Ancak günümüz Google algoritmaları çok daha sofistike hale gelmiştir ve bu tür basit manipülasyonlar artık etkili değildir. Bir diğer mit ise subdomain’lerin tamamen ayrı siteler olarak kabul edildiği ve hiçbir şekilde ana domain otoritesinden faydalanamadığıydı. Bu da tam olarak doğru değildir; Google, aynı sahibe ait subdomain’leri bir noktaya kadar ilişkilendirebilir, ancak bu ilişki alt klasördeki kadar güçlü ve doğrudan değildir. Günümüzdeki gerçek, seçimin teknik yönetim kolaylığı, marka bütünlüğü ve içerik stratejisi gibi faktörlere dayanması gerektiğidir ve çoğu senaryoda SEO avantajları alt klasörden yanadır.
SEO Performansı Açısından Karşılaştırmalı Analiz
Subdomain ve alt klasör arasındaki seçim, SEO performansını birçok farklı katmanda etkiler. Alan adı otoritesinin nasıl dağıtıldığı, içeriklerin konu bütünlüğüne nasıl katkıda bulunduğu, teknik yönetim ve raporlama süreçleri gibi kritik alanlarda her iki yapının da kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır. Bu faktörleri derinlemesine anlamak, stratejik olarak doğru kararı vermenizi sağlayacaktır.
Alan Adı Otoritesi ve Link Akışı (Link Equity)
Bir web sitesinin en değerli SEO varlıklarından biri, zamanla kazandığı alan adı otoritesidir. Bu otorite, kaliteli geri bağlantılar (backlink’ler) aracılığıyla oluşur ve sitenin arama motorları nezdindeki güvenilirliğini temsil eder.
Alt Klasör: Ana Domain Otoritesini Doğrudan Miras Alma
Alt klasörler, ana domainin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir. Bu nedenle, site.com/blog adresine eklenen her yeni içerik, ana domainin mevcut tüm otoritesinden ve link akışından anında faydalanır. Ana domaine gelen güçlü bir backlink, alt klasörlerdeki sayfaların da sıralama gücünü artırır. Aynı şekilde, blogda yayınlanan başarılı bir makalenin kazandığı backlink’ler de ana domainin genel otoritesini güçlendirir. Bu simbiyotik ilişki, SEO çalışmalarının etkisini tüm siteye yayarak daha hızlı sonuç alınmasını sağlar.
Subdomain: Kendi Otoritesini Sıfırdan İnşa Etme Gerekliliği
Arama motorları, blog.site.com gibi bir subdomain’i genellikle yeni ve ayrı bir web sitesi olarak değerlendirme eğilimindedir. Bu, subdomain’in kendi domain authority ve link profili oluşturması gerektiği anlamına gelir. Ana domainin sahip olduğu güçlü otorite, subdomain’e doğrudan ve tam olarak aktarılmaz. Bu durum, subdomain’de yayınlanan içeriğin sıralamalarda yükselmesinin daha fazla zaman ve çaba (özellikle backlink inşası) gerektirmesine neden olur. Kendi başına çok güçlü bir marka veya içerik olmadığı sürece, subdomain sıfırdan bir otorite inşa etme zorluğuyla karşı karşıya kalır.
Konu Alakası ve İçerik Kümelemesi (Topical Authority)
Google, belirli bir konuda uzmanlaşmış ve derinlemesine içerik sunan siteleri ödüllendirir. Buna “topical authority” veya konu otoritesi denir. Site yapısı, bu otoritenin nasıl algılandığını önemli ölçüde etkiler.
Alt Klasör: Site Genelindeki Konu Bütünlüğünü Güçlendirme
Tüm ilgili içerikleri (blog yazıları, hizmet sayfaları, bilgi bankası makaleleri vb.) tek bir domain altında alt klasörlerle organize etmek, sitenizin belirli bir konu veya sektördeki uzmanlığını pekiştirir. Örneğin, bir dijital pazarlama ajansının sitesinde /seo, /icerik-pazarlamasi, /blog gibi klasörlerin bulunması, Google’a bu sitenin dijital pazarlamanın tüm yönleriyle ilgili kapsamlı bir kaynak olduğunu gösterir. İçerikler arasındaki dahili link ağı, bu konu bütünlüğünü daha da güçlendirir.
Subdomain: Birbirinden Farklı Konuları Net Bir Şekilde Ayırma
Subdomain’ler, ana markanın faaliyet alanından tamamen farklı veya çok özel bir nişe odaklanan içerikleri ayırmak için stratejik bir avantaj sunar. Örneğin, ana işi yazılım olan bir şirketin, donanım satışları için magaza.site.com adında bir subdomain açması mantıklıdır. Bu, her iki iş kolunun konu alakasının birbirine karışmasını önler ve arama motorlarının her bir bölümü kendi uzmanlık alanında değerlendirmesine olanak tanır. Benzer şekilde, çok dilli sitelerde her dil için ayrı bir subdomain (fr.site.com, de.site.com) kullanmak, coğrafi hedeflemeyi netleştirir.
Teknik SEO ve Yönetim Kolaylığı
Web sitesi yapısının yönetimi, uzun vadede önemli bir iş yükü ve maliyet kalemi olabilir. Bu açıdan iki yapı arasında belirgin farklar vardır.
Alt Klasör: Tek Hosting, Tek SSL, Merkezi Yönetim
Alt klasör yapısı, yönetimsel olarak en basit ve maliyet etkin çözümdür. Tüm site tek bir hosting planı üzerinde barındırılır. Genellikle tek bir SSL sertifikası tüm siteyi (tüm alt klasörleri) güvence altına almak için yeterlidir. WordPress gibi bir içerik yönetim sistemi (CMS) kullanılıyorsa, tüm içerikler tek bir panelden yönetilebilir. Bu merkezi yapı, bakımı, güncellemeleri ve yedeklemeyi büyük ölçüde kolaylaştırır.
Subdomain: Ayrı Yapılandırma, Potansiyel Ek Maliyetler
Her subdomain, teknik olarak ayrı bir site olduğundan, kendi DNS kayıtlarını, potansiyel olarak ayrı bir hosting yapılandırmasını ve yönetimini gerektirir. Tüm subdomain’leri kapsayan bir Wildcard SSL sertifikası veya her biri için ayrı sertifikalar almanız gerekebilir, bu da ek maliyet anlamına gelebilir. Ayrıca, farklı subdomain’ler farklı sistemler veya CMS’ler üzerinde çalışıyorsa (örneğin ana site WordPress, destek portalı Zendesk ise), bu durum yönetim karmaşıklığını artırır.
| Özellik | Alt Klasör (Subfolder) | Subdomain (Alt Alan Adı) |
|---|---|---|
| URL Yapısı | site.com/blog | blog.site.com |
| Alan Adı Otoritesi | Ana domainin otoritesini doğrudan miras alır. | Genellikle kendi otoritesini sıfırdan oluşturması gerekir. |
| Link Akışı (Equity) | Kazanılan backlink’ler tüm sitenin otoritesini güçlendirir. | Kazanılan backlink’ler öncelikle o subdomain’i güçlendirir. |
| Konu Bütünlüğü | Site genelindeki konu alakasını pekiştirir. | Birbirinden tamamen farklı konuları ayırmak için idealdir. |
| Teknik Yönetim | Tek hosting, tek SSL, merkezi yönetim. Daha basit ve az maliyetli. | Ayrı yapılandırma, potansiyel ek hosting/SSL maliyetleri. Daha karmaşık. |
| Analiz ve Raporlama | Google Analytics ve Search Console’da tek bir mülkte kolayca izlenir. | Genellikle ayrı mülkler veya profiller gerektirir, veri birleştirme zor olabilir. |
| SEO Hızı | Yeni içerikler mevcut otorite sayesinde daha hızlı sıralama alabilir. | Sıralama alması daha uzun sürebilir ve daha fazla efor gerektirir. |
Analiz ve Raporlama
Veri, SEO stratejisinin temelidir. Web sitesi performansını doğru bir şekilde ölçme ve analiz etme yeteneği, hangi yapıyı seçtiğinizden etkilenebilir.
Alt Klasör: Google Analytics ve Search Console’da Tek Mülkte İzleme
Alt klasör yapısı, raporlama açısından büyük kolaylık sağlar. Google Analytics ve Google Search Console’da tek bir mülk (property) oluşturarak tüm web sitesi trafiğini ve performansını (ana sayfa, blog, hizmet sayfaları vb.) bütünsel olarak görebilirsiniz. Verileri segmentlere ayırarak alt klasörlerin performansını ayrı ayrı incelemek de oldukça basittir. Bu, kullanıcıların site içinde nasıl gezindiğini ve farklı içerik türlerinin birbirini nasıl etkilediğini anlamayı kolaylaştırır.
Subdomain: Ayrı Profiller Oluşturma ve Veri Birleştirme Zorlukları
Subdomain’ler kullanıldığında, genellikle her bir subdomain için Google Analytics ve Search Console’da ayrı bir mülk oluşturmak en iyi uygulamadır. Bu, verilerin varsayılan olarak ayrı tutulacağı anlamına gelir. site.com, blog.site.com ve magaza.site.com‘un toplam performansını görmek isterseniz, bu verileri manuel olarak birleştirmeniz veya Google Data Studio gibi araçlarla özel raporlar oluşturmanız gerekir. Bu durum, bütünsel analiz yapmayı zorlaştırabilir ve kullanıcı yolculuğunu takip etmeyi karmaşık hale getirebilir.
Hangi Yapıyı Ne Zaman Seçmelisiniz? (Pratik Kullanım Senaryoları)
Teorik bilgileri pratiğe dökme zamanı geldi. SEO, marka algısı ve teknik yönetim hedeflerinize bağlı olarak, bazı durumlarda alt klasör bariz bir şekilde daha iyiyken, diğer durumlarda subdomain stratejik bir zorunluluk haline gelebilir. İşte en yaygın senaryolar ve ideal yapı seçimleri.
Alt Klasör Kullanımı İçin İdeal Durumlar
Eğer oluşturacağınız yeni bölüm, ana web sitenizin içeriğiyle yakından ilişkiliyse, marka kimliğinizin bir parçasını oluşturuyorsa ve temel hedefiniz ana sitenizin SEO gücünü artırmaksa, alt klasör neredeyse her zaman en doğru seçimdir.
Blog
Web sitenizin en yaygın uzantısı olan blog, alt klasör için en klasik örnektir. site.com/blog yapısı, yayınladığınız her makalenin ana sitenizin alan adı otoritesinden faydalanmasını sağlar ve kazandığı her backlink ile ana sitenizi güçlendirir. Bu, içerik pazarlaması yoluyla organik trafik çekmek için en etkili yöntemdir.
Hizmet veya Ürün Sayfaları
Sunduğunuz farklı hizmetleri veya ürün kategorilerini organize etmek için alt klasörler kullanmak (örneğin, site.com/hizmetler/web-tasarim veya site.com/urunler/ayakkabilar) site içi hiyerarşiyi netleştirir ve kullanıcıların aradıklarını kolayca bulmasına yardımcı olur. Bu yapı, tüm ticari sayfalarınızın sitenin genel SEO gücünden yararlanmasını sağlar.
Bilgi Bankası (Knowledge Base)
Kullanıcılarınıza ürünleriniz veya hizmetleriniz hakkında detaylı bilgi ve yardım makaleleri sunduğunuz bir bilgi bankası, genellikle ana siteyle doğrudan ilişkilidir. site.com/yardim veya site.com/bilgi-bankasi gibi bir yapı, bu değerli içeriklerin sitenizin konu otoritesini artırmasına katkıda bulunur.
Basın Odası
Şirket haberleri, basın bültenleri ve medya kitleri gibi içeriklerin yer aldığı bir basın odası (site.com/basin), markanın bir parçasıdır. Bu nedenle alt klasör yapısı en mantıklı seçimdir.
Subdomain Kullanımının Stratejik Olduğu Durumlar
Subdomain’ler, SEO açısından genellikle ikinci tercih olsa da, onların vazgeçilmez olduğu belirli stratejik durumlar vardır. Bu durumlar genellikle içerik, hedef kitle veya teknik altyapının ana siteden radikal bir şekilde ayrıştığı senaryolardır.
Uluslararası SEO (Farklı Dil veya Ülke Hedeflemesi)
Farklı ülkelerdeki veya farklı dillerdeki kitleleri hedefliyorsanız, subdomain kullanmak en etkili yöntemlerden biridir. Örneğin, fr.site.com (Fransa), de.site.com (Almanya) ve en.site.com (İngilizce konuşan global kitle) şeklinde yapılar oluşturmak, Google’a her bir sitenin hangi coğrafi ve dilsel kitleye yönelik olduğunu net bir şekilde belirtir. Bu, coğrafi hedefleme (geo-targeting) ayarlarını Search Console üzerinden kolayca yapmanızı sağlar.
Markadan Tamamen Farklı Bir İş Kolu veya Hizmet
Eğer ana markanızdan tamamen ayrı bir kitleye hitap eden veya çok farklı bir iş modeline sahip bir hizmet sunuyorsanız, subdomain kullanmak mantıklıdır. Örneğin, ana sitesi bir haber portalı olan bir medya şirketinin, bir e-ticaret platformu için dukkan.habersitesi.com gibi bir subdomain açması, iki farklı operasyonu birbirinden net bir şekilde ayırır.
Destek Platformları ve Müşteri Portalları (support.site.com)
Birçok şirket, müşteri desteği ve bilet sistemi için Zendesk, Freshdesk gibi üçüncü parti yazılımlar kullanır. Bu platformlar genellikle kendi sunucularında çalışır ve teknik olarak ana sitenizden bağımsızdır. Bu durumda, destek.sirket.com gibi bir subdomain oluşturarak bu harici hizmeti markalı alan adınıza bağlamak en temiz ve en pratik çözümdür.
E-ticaret Mağazası (shop.site.com)
Ana siteniz bir içerik sitesi veya kurumsal bir web sitesiyken, Shopify veya Magento gibi farklı bir platformda çalışan bir e-ticaret mağazası eklemek istiyorsanız, magaza.site.com gibi bir subdomain kullanmak teknik entegrasyonu kolaylaştırır. Bu, özellikle e-ticaret platformunun teknik gereksinimleri ana sitenizin altyapısından farklıysa yaygın bir uygulamadır.
| Senaryo | Önerilen Yapı | Gerekçe |
|---|---|---|
| Şirket Blogu | Alt Klasör (site.com/blog) | İçerik pazarlaması ile ana domainin SEO gücünü artırmak. |
| Farklı Ülke/Dil Versiyonları | Subdomain (fr.site.com) | Net coğrafi ve dilsel hedefleme, sunucu lokasyonu esnekliği. |
| Yardım/Destek Merkezi | Subdomain (destek.site.com) | Genellikle farklı bir teknik platformda (Zendesk vb.) çalışır. |
| Ürün ve Hizmet Sayfaları | Alt Klasör (site.com/urunler) | Ana sitenin otoritesini ve konu bütünlüğünü güçlendirmek. |
| Ayrı Bir Marka/İş Kolu | Subdomain (magaza.site.com) | Marka ve konu alakasını net bir şekilde ayırmak. |
| Web Uygulaması/Giriş Portalı | Subdomain (app.site.com) | Genellikle farklı bir teknoloji yığını ve sunucu altyapısı gerektirir. |
Geçiş Süreçleri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Mevcut bir web sitesinin yapısını subdomain’den alt klasöre veya tam tersi yönde değiştirmek, dikkatli planlama ve titiz bir uygulama gerektiren büyük bir teknik SEO operasyonudur. Yanlış yapılan bir geçiş, organik trafikte ciddi ve uzun süreli kayıplara yol açabilir. Bu nedenle, taşıma (migration) sürecinin her adımı özenle yönetilmelidir.
Subdomain’den Alt Klasöre Taşıma (Migration)
Bu, genellikle dağınık SEO otoritesini birleştirmek ve yönetimi merkezileştirmek amacıyla yapılan en yaygın geçiş türüdür. blog.site.com‘daki tüm içeriği site.com/blog‘a taşımak, subdomain’in zamanla kazandığı link değerini ana domaine aktararak site genelinde bir sıralama artışı potansiyeli sunar. Bu süreç, SEO açısından genellikle olumlu sonuçlar verir ancak doğru yapılması kritik öneme sahiptir.
Alt Klasörden Subdomain’e Taşıma (Migration)
Bu daha nadir bir senaryodur ve genellikle yukarıda belirtilen stratejik nedenlerle (uluslararasılaşma, farklı bir iş kolu açma vb.) gerçekleştirilir. Örneğin, site.com/fr adresindeki Fransızca içeriği, daha net bir hedefleme için fr.site.com adresine taşımak. Bu geçiş, otoritenin bir kısmının yeni subdomain’e aktarılması anlamına geldiği için kısa vadede bir trafik dalgalanmasına neden olabilir ve SEO açısından daha risklidir.
301 Yönlendirmelerinin Önemi ve Doğru Uygulanması
Her iki geçiş senaryosunda da en kritik adım, 301 yönlendirmelerinin doğru bir şekilde uygulanmasıdır. 301 yönlendirmesi, bir URL’nin kalıcı olarak yeni bir adrese taşındığını hem kullanıcılara hem de arama motorlarına bildiren bir sunucu yanıtıdır. Bu, eski URL’nin sahip olduğu link değerinin (link equity) büyük bir kısmının yeni URL’ye aktarılmasını sağlar. Geçiş sırasında eski yapıdaki her bir URL’nin, yeni yapıdaki karşılığına bire bir (one-to-one) 301 yönlendirmesi ile yönlendirilmesi gerekir. Örneğin:
- blog.site.com/makale-1 kalıcı olarak site.com/blog/makale-1 adresine yönlendirilmelidir.
- blog.site.com/kategori/teknoloji kalıcı olarak site.com/blog/kategori/teknoloji adresine yönlendirilmelidir.
Tüm alt sayfaları tek bir ana sayfaya yönlendirmek gibi toplu ve hatalı yönlendirmeler, büyük sıralama kayıplarına neden olur.
Geçiş Sonrası SEO Performans Takibi
Geçiş tamamlandıktan sonra iş bitmez. Asıl önemli olan, sürecin etkilerini yakından takip etmektir. Google Search Console ve Google Analytics gibi araçlar kullanılarak aşağıdaki metrikler dikkatle izlenmelidir:
- İndekslenme Durumu: Google’ın yeni URL’leri ne kadar hızlı taradığını ve dizine eklediğini Search Console üzerinden kontrol edin.
- Organik Trafik: Geçiş yapılan sayfalarda ve genel site trafiğinde ani düşüşler olup olmadığını izleyin. Geçiş sonrası küçük dalgalanmalar normaldir, ancak büyük ve sürekli düşüşler bir soruna işaret eder.
- Sıralama Takibi: Önemli anahtar kelimelerdeki sıralama pozisyonlarınızı takip edin.
- Yönlendirme Hataları: Search Console’un “Kapsam” raporunda ortaya çıkabilecek 404 (bulunamadı) veya yönlendirme zinciri hatalarını düzenli olarak kontrol edin ve düzeltin.
Sonuç: SEO Stratejiniz İçin Doğru Karar Hangisi?
Subdomain mi, alt klasör mü tartışması, aslında “hangisi daha iyi?” sorusundan çok, “benim hedefim için hangisi daha uygun?” sorusuyla ilgilidir. Teknik detayları, arama motoru mantığını ve pratik senaryoları inceledikten sonra, karar verme sürecini basitleştiren net sonuçlara ulaşabiliriz. Doğru yapı seçimi, uzun vadeli SEO başarınızın ve dijital varlığınızın yönetilebilirliğinin temelini oluşturacaktır.
Çoğu Web Sitesi İçin Neden Alt Klasör Daha Avantajlıdır?
SEO perspektifinden bakıldığında, web sitelerinin büyük çoğunluğu için alt klasör (subfolder) yapısı daha üstündür. Bunun temel nedeni basittir: Otorite birikimi ve yönetim kolaylığı. Alt klasörler, tüm SEO çalışmalarınızın (içerik oluşturma, backlink kazanma vb.) meyvelerini tek bir domain altında toplar. Bu, sitenizin genel otoritesini daha hızlı ve verimli bir şekilde artırmanızı sağlar. Her yeni içerik, mevcut temel üzerine inşa edilir. Teknik olarak daha az karmaşık, daha az maliyetli ve raporlaması daha kolaydır. Eğer “emin değilseniz”, varsayılan tercihiniz her zaman alt klasör olmalıdır.
Subdomain’in Vazgeçilmez Olduğu Niş Durumlar
Subdomain’ler kötü bir seçenek değildir; sadece daha spesifik ve niş amaçlar için kullanılan stratejik bir araçtır. Eğer içeriğiniz, hedef kitleniz, diliniz veya teknik altyapınız ana sitenizden kökten farklılaşıyorsa, subdomain kullanmak en doğru yoldur. Uluslararası pazarlara açılırken, ana markadan tamamen bağımsız bir e-ticaret operasyonu yürütürken veya harici bir destek platformunu entegre ederken subdomain’ler, bu ayrımı net bir şekilde yapmanızı ve her bir birimi bağımsız olarak yönetmenizi sağlar.
Karar Vermeden Önce Kendinize Sormanız Gereken Sorular
Doğru kararı vermek için aşağıdaki soruları yanıtlayın:
- İçerik İlişkili mi? Oluşturacağım yeni bölüm (örneğin blog), ana sitemin konusuyla ve markasıyla doğrudan ilişkili mi? (Evet ise Alt Klasör)
- Hedef Kitle Aynı mı? Bu bölüm, ana sitemle aynı kullanıcı kitlesini mi hedefliyor? (Evet ise Alt Klasör)
- Farklı Bir Ülke/Dil mi Hedefliyorum? Bu bölüm, farklı bir dil veya coğrafyadaki kullanıcılara mı özel olacak? (Evet ise Subdomain)
- Teknik Altyapı Farklı mı? Bu bölüm, ana sitemden tamamen farklı bir platformda veya sunucuda mı çalışmak zorunda? (Örn: Shopify, Zendesk) (Evet ise Subdomain)
- Yönetimi Basit Tutmak İstiyor muyum? Tek bir yerden her şeyi yönetmek ve raporlamak benim için öncelikli mi? (Evet ise Alt Klasör)
Bu sorulara vereceğiniz dürüst yanıtlar, sizi SEO hedeflerinize en uygun ve sürdürülebilir site yapısına yönlendirecektir.
Alan Adı ve Hosting İhtiyaçlarınız İçin Neden İHS Telekom’u Tercih Etmelisiniz?
Web sitenizin yapısal kararını verdikten sonra, bu yapıyı hayata geçirecek sağlam, hızlı ve güvenilir bir altyapıya ihtiyacınız vardır. İster alt klasörlerle bütünleşik bir yapı kurun, ister subdomain’lerle stratejik bir ayrım yapın, İHS Telekom’un sunduğu hizmetler dijital varlığınızı en üst performansta yönetmenizi sağlar.
SEO Dostu, Hızlı ve Güvenilir Hosting Altyapısı
Google’ın en önemli sıralama faktörlerinden biri sayfa hızıdır. İHS Telekom, en son teknolojiye sahip SSD diskler ve optimize edilmiş sunucular ile web sitenizin ışık hızında açılmasını sağlar. SEO dostu hosting altyapımız, arama motoru botlarının sitenizi sorunsuz bir şekilde taramasına ve indekslemesine olanak tanır, bu da organik sıralamalarınıza doğrudan olumlu etki eder.
Subdomain ve Alt Klasör Yönetimini Kolaylaştıran Kontrol Panelleri
Kullanıcı dostu cPanel ve Plesk gibi kontrol panellerimiz sayesinde, teknik bilgiye ihtiyaç duymadan alt klasörlerinizi oluşturabilir veya sadece birkaç tıklamayla yeni subdomain’ler tanımlayabilirsiniz. DNS kayıtlarını yönetmek, yönlendirmeler yapmak ve dosya yapılandırmalarını düzenlemek hiç bu kadar kolay olmamıştı.
Uzman Teknik Destek ile Yapılandırma Süreçlerinde Yardım
Subdomain’den alt klasöre geçiş gibi karmaşık bir süreç mi planlıyorsunuz? Ya da uluslararası SEO için doğru subdomain yapılandırmasından emin değil misiniz? 7/24 hizmet veren uzman teknik destek ekibimiz, tüm yapılandırma ve geçiş süreçlerinde size yol göstererek olası hataları en aza indirmenize ve projenizi sorunsuz bir şekilde hayata geçirmenize yardımcı olur.
Kesintisiz Erişim ve Yüksek Performans Garantisi
Web sitenizin her zaman erişilebilir olması, hem kullanıcı deneyimi hem de SEO için hayati önem taşır. Yüksek uptime oranına sahip güçlü sunucu altyapımız sayesinde siteniz kesintisiz olarak yayında kalır. İster küçük bir blog yönetin, ister yüksek trafikli bir e-ticaret sitesi, İHS Telekom’un performans garantisi ile aklınız arkanızda kalmaz.

