2016’da En Sık Sorulan 7 Müşteri Sorusu - IHS Blog

2016’da En Sık Sorulan 7 Müşteri Sorusu

Bize Penguin 4.0, Google AdWords’teki tablete özel teklif ayarlayıcısı, Google mobil arama sonuçlarındaki AMP listelerinin resmi entegrasyonu, mobil öncelikli indeksleme gibi yenilikleri sunan 2016 yılı boyunca teknoloji kuruluşlarının …

en sık sorulan müşteri soruları

Bize Penguin 4.0, Google AdWords’teki tablete özel teklif ayarlayıcısı, Google mobil arama sonuçlarındaki AMP listelerinin resmi entegrasyonu, mobil öncelikli indeksleme gibi yenilikleri sunan 2016 yılı boyunca teknoloji kuruluşlarının muhatap olduğu müşteri sorularını gözden geçirmekte fayda var. Aşağıda bu müşteri sorularından bazılarını bulacaksınız.

Mobile ne derece önem vermeliyim?

Kısa cevap: Ciddi miktarda!

Uzun cevap: Akıllı telefonların kullanılmaya başlamasıyla mobil web sitesi kullanımının arttığı  ve mobil trafiğin birçok müşteri hesabında masaüstü trafiğini geçtiği ve hem web sitesi tasarımında hem de pazarlamada mobil öncelikli, tasarımın bugüne kadar hiç olmadığı derecede önem kazandığı hepimizin malumu. Bunun yanına bir de Google’ın Nisan 2015’teki (Mobilegeddon adıyla maruf) mobil dostu algoritma güncellemesini ve Kasım ayındaki mobil öncelikli indeksleme uygulamasına geçişini katarsak, Google’ın mobil kullanıcıları kolladığı açıkça görülebilir.

mobil öncelikli

Programa dayalı görüntüleme reklamları şirketim için uygun mudur?

Kısa cevap: Doğru bütçeye sahipseniz ve buna biraz süre vermeye hazırsanız, evet.

Uzun cevap: Görüntüleme reklamlarında geçtiğimiz yıllar içinde büyük bir patlama yaşandı. Bu reklamlar artık olağanüstü düşük tıklanma ve müşteri kazanımı oranlarına sahip banner reklamlardan farklı bir konumda ve artık bu reklamlar için demografik hedefinize en yakın web sitelerini seçmenize ve o sitenin yayıncısıyla fiyat pazarlığı yapmanıza gerek yok. Bu süreç artık tamamen otomatikleştirilebiliyor. Ayrıca kişiye özel hedefleme bile yapılabiliyor.

Programa dayalı görüntüleme insanların hangi web sitelerini ziyaret ettiğini ve hangi şartlarda alışveriş yaptığını öğrenir ve zaman içinde bu kişilerin genel bir profilini çıkartıp hedefleme sürecini otomatikleştirir. Pazarlama çalışmalarınıza programa dayalı görüntülemeyi dahil edip etmeyeceğinize dair kararınızı bu sürecin işlemesi için gerekli trafik miktarını sağlayacak bütçeye sahip olup olmadığınıza göre vermelisiniz. Ayrıca bu sisteme süreci öğrenmek için ihtiyacı olan süreyi tanımanız da gerekmekte. Bu şartları sağladığınız takdirde programa dayalı görüntülemenin muazzam etkili bir pazarlama kanalı olduğunu göreceksiniz.

İlişkilendirme modelini kullanmalı mıyım?

Kısa cevap:  Kullanıcılarınızın sizden alışveriş yapmadan önce reklamlarınızla/web sitenizle birden çok kez etkileşime geçip geçmediğine bağlı.

Uzun cevap: Pazarlamacılar yavaş yavaş en büyük payeyi alışveriş yapmadan önceki son etkileşime vermenin bir pazarlama kanalının verimliliğini ölçmek için en doğru yol olmayabileceğinin farkına varmaya başlıyor. Daha basit bir deyişle, ücretli bir reklama tıklayıp alışveriş yapmış birisi aynı zamanda bir programa dayalı görüntüleme reklamı görüp YouTube’a yönelmiş, açıklayıcı videolarınızdan birini izlemiş, araştırma yapmak için web sitenizi ziyaret etmiş, yeniden pazarlama bannerlarınız tarafından takip edilmiş ve sonunda bir marka araması yapmış olabilir.

İlişkilendirme modeline yatırım yapmadan önce ortada ilişkilendirme yapacak bir şeyler olup olmadığını tespit etmek önemlidir. Google Analytics’teki Çok Kanallı Huni Raporları bu noktada devreye girer. Müşteri kazanımlarınızın büyük çoğunluğu yalnızca 1 veya 2 etkileşim sonucunda gerçekleşmiş olabilir. Bu durumda eğer müşteri kazanımlarınızın (diyelim ki) %35’inden önce üçten fazla etkileşim varsa ilişkilendirme modeli muhtemelen yeterince faydalı olmamış demektir.

Google Analytics’teki spam referansları engellemenin bir yolu var mı?

Kısa cevap: Yok.

Uzun cevap: Eğer “.xyz” uzantılı alan adlarından veya bilinmeyen dillerden sık sık referans trafiği alıyorsanız ne yazık ki spam Google Analytics verilerine aşina olacaksınız demektir.

Bu konuda her şey semalt.com adındaki, 2014 yılında Google Analytics’teki referans trafiğimizin altında çıkmaya başlayan ve ziyaretçileri etik olmayan yöntemlerle sitesine çekmeye çalışan, bu yüzden de alan adından sahte trafik gönderen şüpheli bir SEO aracı yüzünden başladı. O zamandan beri o kadar çok site bu yöntemi uyguladı ki görece düşük trafikli bazı siteler için bu spam referanslar genel ziyaretçi verilerini çarpıtabilecek hale geldi.

Ne yazık ki bu spamlerin Google Analytics hesabınızda görünmemesini sağlamanın bir yolu yok. Bu nedenle müşteri web sitesinin trafiği için düzenli olarak sorgulama yapmamız, Google Analytics filtrelerini kullanarak bu ziyaretleri geriye dönük olarak elememiz gerekiyor. Bu filtreleri nasıl uygulayabileceğinizin anlatıldığı birçok makale bulunmakta. Müşteri verilerinin bütünlüğünü sağlamak istiyorsanız da bu işlemleri sürekli yapmanızda fayda var.

Arama sonuçlarının sağındaki reklamları kaldırırsam nasıl etkilenirim?

Kısa cevap: Çok sayıda tık almak için mutlaka en üstteki dört pozisyondan birinde olmanız gerekir!

Uzun cevap: Google Şubat 2016’da reklamları gösterme şeklinde ani ve büyük bir değişiklik yaparak arama sonuçlarının sağındaki her şeyi kaldırdı. Buradaki amaç hem reklam gelirlerini arttırmak hem de arama motoru sonuç sayfalarını mobil cihazlarda göründüğü şekliyle göstermekti.

Bu uygulamanın sonucunda beklendiği üzere en üstteki dört reklamın tıklanma oranı arttı, beşinci ve daha aşağıdaki her şeyin tıklanma oranı düştü. Ayrıca site linkleri, tanıtıcı metin kutuları ve yapılandırılmış snippetlar gibi reklam uzantılarına yönelik vurgunun artmasıyla organik tıklama oranları düştü.

Sonuç olarak, eğer Google AdWords vasıtasıyla çok sayıda tık almak istiyorsanız, reklamlarınızın en üst dört sıradan birinde olması artık eskisinden çok daha önemli bir hal almış durumda.

Hızlandırılmış Mobil Sayfalara (Accelerated Mobile Pages/AMP) ihtiyacım var mı?

Kısa cevap: Okunabilir içerik için, evet.

Uzun cevap: Google Şubat 2016’da mobil arama sonuçlarına AMP’yi resmi olarak entegre etti. Eğer AMP’ye aşina değilseniz bunun sayfanızın yalnızca mobil aramalarda görünen ve çok daha hızlı yüklenen bir versiyonu olduğunu belirtelim.

Yayıncılar için uygun olan bu sayfalar müşteri ve kullanıcılara sayfanızın inanılmaz hızlı yüklenen bir versiyonunu sunar. Bu biraz da Google tarafından önbelleğe alındığı ve host edildiği içindir. Bu sayfalarda hala size gelir getiren reklamlar kullanabilirsiniz. AMP her tür okunabilir ve haber bağlantılı içerik için çok faydalıdır.

amp sayfaları

Yeri gelmişken, AMP içerisindeki kodun basitleştirilmiş yapısı düşünülürse ortada çok sayıda kısıtlılık da bulunmaktadır. Yani müşteri kazanımını hedefleyen e-ticaret sayfaları muhtemelen AMP için pek uygun olmayacaktır.

Marka ismim için ücretli reklam vermeli miyim?

Kısa cevap: Evet.

Uzun cevap: Uzun yıllardır süregelen bir tartışma var: “Normalde organik olarak alacağım trafik için ücretli reklam vermem gerekir mi?” Birçok müşteri için ciddi kanıtlara sık sık rastlandığından, marka kampanyalarını kullanmakta her zaman fayda vardır denebilir. Birçok sektörde marka reklamı + organik tık = markasız reklamlardan daha fazla tık + organik tık.

Organik listelerinizdeki mobillerin beşinci pozisyonda görüntülenebileceğini, ayrıca belli ürünlerin/hizmetlerin/tekliflerin vs. tanıtımını yapabilmenizi sağlayan tanıtıcı metin kutusu uzantıları ve site bağlantıları sayesinde kazandığınız esneklik düşünüldüğünde marka ismi için ücretli reklam vermenin birçok faydasının olacağı açıktır.

Etiketler

Bir Cevap Yazın