Veritabanları, modern web uygulamalarının ve dijital servislerin kalbidir. Kullanıcı verilerinden ürün kataloglarına, içerik yönetim sistemlerinden e-ticaret platformlarına kadar her şey veritabanlarında saklanır ve yönetilir. Bu kritik rol, veritabanı sunucularının performansını, uygulamanın genel hızı ve kullanıcı deneyimi için hayati hale getirir. Yavaş çalışan bir veritabanı, sayfa yükleme sürelerini uzatır, kullanıcıların siteden ayrılmasına neden olur ve hatta arama motoru sıralamalarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, MySQL ve MariaDB gibi popüler veritabanı yönetim sistemlerinin performansını en üst düzeye çıkarmak için optimizasyon tekniklerini bilmek ve uygulamak, her sistem yöneticisi ve geliştirici için temel bir gerekliliktir.
İçerik Tablosu
Veritabanı Optimizasyonunun Temelleri
Veritabanı optimizasyonu, bir veritabanının sorguları yanıtlama ve işlemleri tamamlama hızını artırmak için yapılan bir dizi teknik ve stratejiyi içerir. Bu süreç, sadece yavaş sorguları düzeltmekten ibaret değildir; donanım kaynaklarının verimli kullanımından, sunucu yapılandırmasına, şema tasarımından sorgu yazımına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Amaç, sistemin daha az kaynakla daha hızlı ve verimli çalışmasını sağlamaktır.
Veritabanı Optimizasyonu Nedir ve Neden Önemlidir?
Veritabanı optimizasyonu, veritabanı sunucusunun performansını artırma, sorgu yanıt sürelerini kısaltma ve kaynak kullanımını en aza indirme sürecidir. Bu süreç, kullanıcı deneyimini doğrudan etkiler. Hızlı yüklenen sayfalar ve anında yanıt veren uygulamalar, kullanıcı memnuniyetini artırırken, yavaş sistemler kullanıcıların sabrını tüketerek sitenizi terk etmelerine yol açabilir. Ayrıca, verimli bir veritabanı daha az CPU ve RAM kullanır, bu da daha düşük hosting maliyetleri anlamına gelir ve sistemin daha fazla trafiği kaldırabilmesini sağlar.
Performansı Etkileyen Temel Faktörler: CPU, RAM, Disk I/O, Network
Veritabanı performansı dört temel donanım bileşeninden etkilenir. CPU, sorguları işleme, verileri sıralama ve hesaplamaları yapma gücünü belirler. Yüksek CPU kullanımı, karmaşık sorguların veya verimsiz işlemlerin bir işareti olabilir. RAM (Bellek), verilere hızlı erişim için kritik öneme sahiptir. Verilerin ve indekslerin bellekte tutulması (önbelleğe alınması), diskten okuma ihtiyacını azaltarak performansı katbekat artırır. Disk I/O (Giriş/Çıkış), verilerin diskten okunma ve diske yazılma hızıdır. Yavaş diskler, özellikle bellek yetersiz olduğunda sistemin en büyük darboğazı haline gelir. Network (Ağ) ise uygulama sunucusu ile veritabanı sunucusu arasındaki veri aktarım hızını ifade eder ve özellikle dağıtık sistemlerde performansı doğrudan etkiler.
MySQL ve MariaDB Arasındaki Performans Odaklı Farklılıklar
MariaDB, MySQL’in bir çatalı (fork) olarak doğmuş ve zamanla kendi optimizasyonları ile ondan ayrışmıştır. Genel olarak MariaDB, bazı senaryolarda MySQL’e göre daha yüksek performans sunmayı hedefler. Örneğin, MariaDB’nin sorgu iyileştiricisi (query optimizer) daha gelişmiş özelliklere sahiptir ve bazı karmaşık sorguları daha verimli çalıştırabilir. Ayrıca, Aria gibi alternatif depolama motorları sunması ve bazı InnoDB geliştirmelerini daha hızlı entegre etmesiyle öne çıkar. Ancak, her iki sistem de son derece performanslıdır ve seçim genellikle spesifik iş yükü, mevcut uzmanlık ve topluluk desteği gibi faktörlere bağlıdır.
Optimizasyon Sürecine Sistematik Yaklaşım: Analiz, Teşhis, Uygulama ve İzleme
Etkili bir optimizasyon süreci rastgele ayarlamalar yapmak yerine döngüsel ve sistematik bir yaklaşıma dayanmalıdır. Bu süreç dört temel adımdan oluşur:
- Analiz: Sistemin mevcut performans metriklerini toplama ve darboğazların nerede olduğunu anlama aşamasıdır. Yavaş sorgu günlükleri, sunucu durum değişkenleri ve izleme araçları bu aşamada kullanılır.
- Teşhis: Analiz edilen veriler ışığında sorunun kök nedenini belirleme adımıdır. Sorun, kötü yazılmış bir sorgu, eksik bir indeks, yetersiz bellek veya yanlış bir yapılandırma ayarı olabilir.
- Uygulama: Teşhis edilen sorunu çözmek için gerekli değişikliği yapma aşamasıdır. Bu, bir indeks eklemek, sorguyu yeniden yazmak veya bir sunucu parametresini ayarlamak olabilir.
- İzleme: Yapılan değişikliğin performans üzerindeki etkisini ölçme ve sistemin genel durumunu sürekli olarak takip etme sürecidir. Bu adım, yapılan iyileştirmenin gerçekten işe yarayıp yaramadığını doğrular ve yeni sorunların ortaya çıkmasını engeller.
Sunucu Yapılandırması (my.cnf) ve Parametre Ayarları
Veritabanı sunucusunun performansını şekillendiren en temel unsurlardan biri, yapılandırma dosyasıdır. MySQL ve MariaDB’de bu dosya genellikle `my.cnf` olarak adlandırılır ve sunucunun bellek kullanımından bağlantı yönetimine, loglama mekanizmalarından depolama motoru ayarlarına kadar her yönünü kontrol eden yüzlerce parametre içerir. Doğru yapılandırılmış bir `my.cnf` dosyası, sunucunun donanım kaynaklarını en verimli şekilde kullanmasını sağlayarak performansta gözle görülür bir artış yaratabilir.
Yapılandırma Dosyasının Önemi ve Konumu
Yapılandırma dosyası, veritabanı sunucusunun başlangıçta hangi ayarlarla çalışacağını belirleyen bir metin dosyasıdır. Linux sistemlerinde genellikle `/etc/my.cnf`, `/etc/mysql/my.cnf` veya benzeri bir yolda bulunur. Bu dosyada yapılan değişikliklerin geçerli olması için veritabanı servisinin yeniden başlatılması gerekir. Varsayılan ayarlar genellikle düşük kaynaklı sistemler için optimize edilmiştir, bu nedenle üretim ortamındaki bir sunucu için bu ayarların donanıma ve iş yüküne özel olarak ayarlanması kritik öneme sahiptir.
Bellek (RAM) Yönetimi İçin Kritik Parametreler
Bellek, veritabanı performansının en önemli bileşenidir. Verilerin ve indekslerin diske göre çok daha hızlı olan RAM’de tutulması, I/O operasyonlarını minimize eder ve sorgu sürelerini dramatik şekilde kısaltır. Bellek yönetimi için doğru parametrelerin ayarlanması bu nedenle hayati önem taşır.
InnoDB Buffer Pool (`innodb_buffer_pool_size`) Ayarının Önemi
Modern MySQL ve MariaDB kurulumlarında varsayılan depolama motoru olan InnoDB için en kritik parametre `innodb_buffer_pool_size` değeridir. Bu parametre, InnoDB’nin tabloları ve indeksleri önbelleğe almak için kullanacağı bellek miktarını belirler. İdeal olarak, bu değer veritabanına özel bir sunucudaki toplam RAM’in %70-80’i olarak ayarlanmalıdır. Bu sayede sık erişilen verilerin neredeyse tamamı bellekte tutulur ve disk okuma işlemleri en aza indirilir.
MyISAM için Key Buffer (`key_buffer_size`) Ayarı
Eski veya özel uygulamalarda hala kullanılabilen MyISAM depolama motoru için bellek yönetiminin temelini `key_buffer_size` oluşturur. Bu parametre, MyISAM tablolarının sadece indekslerini önbelleğe almak için ayrılan bellek miktarını tanımlar. Veri blokları işletim sisteminin dosya sistemi önbelleği tarafından yönetilir. MyISAM ağırlıklı bir sistemde bu değer, toplam RAM’in %25’i civarında bir başlangıç noktası olarak ayarlanabilir.
Diğer Önemli Bellek Parametreleri (`tmp_table_size`, `max_heap_table_size`)
Sıralama (ORDER BY), gruplama (GROUP BY) veya birleştirme (JOIN) gibi işlemler sırasında MySQL, geçici tablolar oluşturabilir. `tmp_table_size` ve `max_heap_table_size` parametreleri, bu geçici tabloların ne kadarının bellekte (hızlı) oluşturulabileceğini belirler. Bu limit aşıldığında, geçici tablolar diske (yavaş) yazılır ve bu da performansı olumsuz etkiler. Bu değerlerin, karmaşık sorguların ihtiyaçlarını karşılayacak kadar büyük, ancak sunucu belleğini tüketmeyecek kadar makul bir seviyede ayarlanması önemlidir.
| Parametre | Açıklama | Önerilen Değer |
|---|---|---|
| innodb_buffer_pool_size | InnoDB tabloları ve indeksleri için ayrılan bellek havuzu. | Sadece veritabanı için kullanılan sunucularda toplam RAM’in %70-80’i. |
| key_buffer_size | MyISAM indeksleri için ayrılan bellek. | MyISAM yoğunluklu sistemlerde RAM’in %25’i. |
| tmp_table_size / max_heap_table_size | Bellek içi geçici tabloların maksimum boyutu. | Genellikle 32M-128M arası, karmaşık sorgulara göre ayarlanır. |
| max_connections | Sunucuya aynı anda yapılabilecek maksimum bağlantı sayısı. | Uygulama ihtiyacına göre, genellikle 150-500 arası. |
| thread_cache_size | Tekrar kullanılmak üzere önbelleğe alınacak iş parçacığı sayısı. | Yüksek bağlantı oranları için 16-64 arası. |
İş Parçacığı (Thread) ve Bağlantı Yönetimi
Veritabanı sunucusuna yapılan her bağlantı, sunucu kaynaklarını (bellek ve CPU) tüketen bir iş parçacığı (thread) oluşturur. Bu bağlantıların ve iş parçacıklarının verimli yönetimi, sunucunun kararlılığı ve performansı için zorunludur.
`max_connections` Değerinin Belirlenmesi
Bu parametre, sunucunun aynı anda kabul edeceği maksimum istemci bağlantı sayısını belirler. Çok düşük bir değer, uygulamanın “Too many connections” hatası almasına neden olabilir. Çok yüksek bir değer ise sunucunun belleğinin tükenmesine ve sistemin kararsızlaşmasına yol açabilir. Bu değer, uygulamanın en yoğun anlardaki bağlantı ihtiyacı göz önünde bulundurularak dikkatlice ayarlanmalıdır. `SHOW GLOBAL STATUS LIKE ‘Max_used_connections’;` komutu ile geçmişteki en yüksek kullanım görülebilir ve bu değerin biraz üzerinde bir marj bırakılarak ayar yapılabilir.
`thread_cache_size` ile Performans Artışı
Yeni bir bağlantı geldiğinde, MySQL ya yeni bir iş parçacığı oluşturur ya da önbellekten (cache) mevcut bir tanesini kullanır. İş parçacığı oluşturmak maliyetli bir işlemdir. `thread_cache_size` parametresi, bağlantı kapandıktan sonra kaç tane iş parçacığının tekrar kullanılmak üzere önbellekte tutulacağını belirler. Özellikle sık sık kısa süreli bağlantıların açılıp kapandığı web uygulamaları için bu değeri artırmak, CPU kullanımını azaltarak performansı olumlu etkiler.
Sorgu Önbelleği (Query Cache): Avantajları, Dezavantajları ve Modern Alternatifler
MySQL’in eski sürümlerinde popüler olan Sorgu Önbelleği (Query Cache), aynı olan sorguların sonuçlarını bellekte saklayarak tekrar çalıştırılmalarını engellemeyi amaçlıyordu. Teoride harika bir fikir olsa da pratikte, özellikle yazma yoğunluğu yüksek tablolarda, önbelleği sürekli geçersiz kılma maliyeti (invalidation overhead) nedeniyle bir performans darboğazına dönüşüyordu. Bu nedenle MySQL 8.0 ve sonrası sürümlerden tamamen kaldırılmıştır. Modern yaklaşımlar, veritabanı seviyesinde sorgu önbellekleme yerine Redis veya Memcached gibi harici önbellekleme sistemlerini uygulama katmanında kullanmayı tercih eder. Bu yaklaşım, neyin ne kadar süreyle önbelleğe alınacağı konusunda daha fazla esneklik ve kontrol sağlar.
Loglama Ayarlarının Performansa Etkisi
Loglama (günlük tutma), sorun giderme ve performans analizi için paha biçilmezdir, ancak aşırı loglama disk I/O’sunu artırarak performansı olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle loglama ayarlarının dengeli bir şekilde yapılandırılması gerekir.
Yavaş Sorgu Günlüğü (Slow Query Log) ile Sorun Tespiti
Yavaş Sorgu Günlüğü, optimizasyon sürecinin en değerli araçlarından biridir. Belirlenen bir süreden (`long_query_time`) daha uzun süren sorguları bir dosyaya kaydeder. Bu logu aktif hale getirerek, uygulamanızda performans sorunlarına yol açan spesifik sorguları kolayca tespit edebilir ve iyileştirme çalışmalarınızı bu sorgulara odaklayabilirsiniz. Üretim ortamlarında bu logun sürekli açık olması genellikle tavsiye edilir.
Genel Günlük (General Log) ve Hata Günlüğü (Error Log) Yönetimi
Genel Günlük (General Log), sunucuya gelen her sorguyu kaydeder. Bu, hata ayıklama sırasında faydalı olsa da yüksek trafikli sistemlerde çok büyük bir disk I/O yükü oluşturur ve performansı ciddi şekilde düşürür. Bu nedenle sadece kısa süreli hata ayıklama işlemleri için açılmalı ve sonrasında kapatılmalıdır. Hata Günlüğü (Error Log) ise sunucunun başlatılması, durdurulması ve çalışma sırasında karşılaştığı kritik hataları kaydeder. Performans üzerinde minimum etkiye sahiptir ve her zaman aktif olmalıdır.
Şema Tasarımı ve Veri Tipi Optimizasyonu
Veritabanı performansı, sadece sunucu ayarları ve donanımla sınırlı değildir. Performansın temeli, daha ilk tablo oluşturulurken atılır. Akıllıca tasarlanmış bir veritabanı şeması, doğru seçilmiş veri tipleri ve uygun depolama motoru, sorguların daha hızlı çalışmasını, verilerin daha az yer kaplamasını ve sistemin genel olarak daha verimli olmasını sağlar. Bu bölüm, optimizasyonun temel taşlarını oluşturan bu tasarım kararlarını ele almaktadır.
Doğru Veri Tiplerini Seçmenin Performansa Etkisi (INT, VARCHAR, TEXT vb.)
Her sütun için mümkün olan en küçük ve en uygun veri tipini seçmek, performansı doğrudan etkiler. Örneğin, 1 ile 200 arasında bir değeri saklayacak bir sütun için `INT` (4 byte) yerine `TINYINT UNSIGNED` (1 byte) kullanmak, satır başına 3 byte tasarruf sağlar. Milyonlarca satırlık bir tabloda bu, megabytelarca daha küçük bir tablo, daha verimli bellek kullanımı ve daha hızlı yedekleme işlemleri demektir. Benzer şekilde, sabit uzunlukta olmayan metinler için, maksimum uzunluk ne olacaksa `VARCHAR` tanımını ona göre yapmak (örneğin `VARCHAR(255)` yerine `VARCHAR(50)`) önemlidir. Daha büyük metinler için ise `TEXT` veya `BLOB` tipleri kullanılmalıdır.
Normalizasyon ve Denormalizasyon Arasındaki Denge
Normalizasyon, veri tekrarını ortadan kaldırmak ve veri bütünlüğünü sağlamak için veriyi birden fazla tabloya bölme işlemidir. Bu, yazma işlemlerini (INSERT, UPDATE, DELETE) daha hızlı ve tutarlı hale getirir. Ancak, okuma işlemleri sırasında veriyi bir araya getirmek için çok sayıda `JOIN` işlemi gerektirebilir. Denormalizasyon ise tam tersine, performansı artırmak amacıyla bazı verileri kasıtlı olarak tekrarlayarak `JOIN` ihtiyacını azaltma tekniğidir. Örneğin, sıkça kullanılan bir kategori adını, her seferinde kategoriler tablosuna `JOIN` yapmamak için ürünler tablosuna da eklemek bir denormalizasyon örneğidir. Modern veritabanı tasarımında amaç, bu iki yaklaşım arasında doğru dengeyi kurmaktır. Genellikle, yüksek normalizasyonla başlanır ve performans darboğazları tespit edildikçe belirli alanlarda kontrollü denormalizasyon uygulanır.
Depolama Motoru (Storage Engine) Seçimi: InnoDB vs. MyISAM
MySQL ve MariaDB, farklı ihtiyaçlara yönelik çeşitli depolama motorları sunar. En yaygın kullanılan ikisi InnoDB ve MyISAM’dir ve aralarındaki seçim, uygulamanın gereksinimlerine bağlı olarak performansı kökten etkiler.
- InnoDB: Varsayılan depolama motorudur. ACID uyumluluğu, satır seviyesinde kilitleme (row-level locking), çökme kurtarma (crash recovery) ve yabancı anahtar (foreign key) desteği gibi özelliklere sahiptir. Bu da onu yüksek yazma/okuma trafiği olan, veri bütünlüğünün kritik olduğu ve eşzamanlı işlemlerin yoğun olduğu (örneğin, e-ticaret siteleri, bankacılık uygulamaları) sistemler için ideal kılar.
- MyISAM: Eski varsayılan motordur. İşlem (transaction) veya yabancı anahtar desteği yoktur. Tablo seviyesinde kilitleme (table-level locking) kullanır, bu da birden fazla kullanıcının aynı anda tabloya yazma yapmaya çalıştığı durumlarda performans düşüşüne neden olur. Ancak, sadece okuma yapılan (read-heavy) ve `COUNT(*)` gibi tam tablo sayım işlemlerinin çok sık yapıldığı basit uygulamalar veya veri ambarları için hala hızlı bir seçenek olabilir.
| Özellik | InnoDB | MyISAM |
|---|---|---|
| Varsayılan Motor | Evet (MySQL 5.5+ sonrası) | Hayır (Eski sürümlerde evet) |
| İşlem Desteği (ACID) | Evet | Hayır |
| Kilitleme Seviyesi | Satır Seviyesi | Tablo Seviyesi |
| Yabancı Anahtar Desteği | Evet | Hayır |
| Çökme Kurtarma | Evet (Daha güvenilir) | Hayır (Manuel onarım gerekebilir) |
| Tam Metin Arama | Evet (MySQL 5.6+) | Evet |
| İdeal Kullanım Alanı | Yüksek işlem hacimli, veri bütünlüğü kritik olan tüm modern uygulamalar. | Okuma ağırlıklı, basit ve eski tip uygulamalar. |
Karakter Setleri (Character Sets) ve Karşılaştırma (Collations) Ayarları
Karakter seti, veritabanının hangi karakterleri (harfler, sayılar, semboller) saklayabildiğini tanımlar. Karşılaştırma (collation) ise bu karakterlerin nasıl sıralanacağını ve karşılaştırılacağını belirler (örneğin büyük/küçük harf duyarlılığı). Modern uygulamalar için evrensel uyumluluk sağlayan `utf8mb4` karakter setini kullanmak en iyi pratiktir. Yanlış karakter seti seçimi, veri kaybına veya beklenmedik hatalara yol açabilir. Performans açısından, tüm tabloların ve bağlantıların aynı karakter setini kullanması, gereksiz karakter seti dönüşümlerini engelleyerek küçük de olsa bir performans artışı sağlar.
İndeksleme Stratejileri ve En İyi Pratikler
Veritabanı performans optimizasyonunda en büyük etkiyi yaratan tekniklerden biri şüphesiz doğru ve etkili indeksleme yapmaktır. İndeksler olmasaydı, veritabanı bir sorguyu yanıtlamak için tablodaki her bir satırı baştan sona taramak zorunda kalırdı. Bu, küçük tablolarda fark edilmese de milyonlarca satırlık tablolarda dakikalar, hatta saatler sürebilir. İndeksler, bu arama sürecini logaritmik bir hıza indirerek performansı katbekat artırır.
İndeks Nedir ve Sorgu Performansını Nasıl Artırır?
Bir veritabanı indeksi, bir kitabın sonundaki dizine (indeks) çok benzer. Belirli bir konuyu bulmak için tüm kitabı okumak yerine, dizine bakarak o konunun hangi sayfada olduğunu anında bulabilirsiniz. Benzer şekilde, bir veritabanı indeksi de bir veya daha fazla sütundaki verileri sıralı bir yapıda tutar. Bir sorgu geldiğinde, veritabanı tüm tabloyu taramak yerine bu sıralı indeks yapısını kullanarak aranan verinin diskteki konumuna doğrudan ve çok hızlı bir şekilde erişir. Bu, özellikle büyük tablolardaki arama (`SELECT`) işlemlerini dramatik ölçüde hızlandırır.
İndeks Türleri ve Kullanım Alanları (B-Tree, Full-text, Spatial)
MySQL ve MariaDB, farklı sorgu türleri için optimize edilmiş çeşitli indeks türleri sunar:
- B-Tree İndeksi: En yaygın kullanılan indeks türüdür. Eşitlik (`=`), aralık (`<`, `>`, `BETWEEN`), ve `LIKE` (joker karakter başta olmadığında) gibi karşılaştırma operatörlerini kullanan sorgular için idealdir. Neredeyse tüm depolama motorları tarafından desteklenir.
- Full-text (Tam Metin) İndeksi: Uzun metin blokları (`TEXT`, `VARCHAR`) içinde anahtar kelime aramaları yapmak için kullanılır. Standart B-Tree indekslerinin etkisiz olduğu, makale veya ürün açıklamaları gibi alanlarda karmaşık metin aramalarını (`MATCH … AGAINST`) çok hızlı bir şekilde gerçekleştirir.
- Spatial (Mekansal) İndeksi: Coğrafi verileri (örneğin enlem, boylam) indekslemek ve mekansal sorguları (örneğin “belirli bir noktaya 5 km yakınlıktaki yerler”) verimli bir şekilde çalıştırmak için kullanılır. Genellikle harita tabanlı uygulamalarda tercih edilir.
Etkili İndeksleme İçin Temel Kurallar
Doğru sütunlara indeks eklemek, performansı artırmanın anahtarıdır. İndeksler, yazma işlemlerini (INSERT, UPDATE, DELETE) yavaşlatma potansiyeline sahip olduğundan, sadece gerçekten ihtiyaç duyulan yerlere eklenmelidir.
`WHERE` ve `JOIN` Cümlelerinde Kullanılan Sütunları İndeksleme
İndeksleme için en bariz ve en önemli adaylar, sorguların `WHERE` koşullarında ve tabloları birleştirmek için kullanılan `JOIN … ON` cümlelerindeki sütunlardır. Örneğin, `SELECT * FROM kullanicilar WHERE sehir = ‘Istanbul’;` sorgusunu hızlandırmak için `sehir` sütununa bir indeks eklenmelidir. Benzer şekilde, `SELECT * FROM siparisler JOIN musteriler ON siparisler.musteri_id = musteriler.id;` sorgusunda hem `siparisler.musteri_id` hem de `musteriler.id` (genellikle primary key olduğu için zaten indekslidir) sütunları indekslenmelidir.
İndeks Seçiciliği (Index Selectivity) Kavramı
İndeks seçiciliği, bir sütundaki farklı (unique) değerlerin toplam satır sayısına oranını ifade eder. Seçiciliği yüksek bir sütun, çok sayıda farklı değere sahiptir (örneğin, kullanıcı e-posta adresi). Seçiciliği düşük bir sütun ise az sayıda farklı değere sahiptir (örneğin, cinsiyet ‘Erkek’/’Kadın’). İndeksler, seçiciliği yüksek olan sütunlarda en verimli şekilde çalışır. Çünkü veritabanı, arama sonucunda bakması gereken satır sayısını ciddi ölçüde azaltabilir. Cinsiyet gibi düşük seçiciliğe sahip bir sütuna indeks eklemek, genellikle performansa çok az katkı sağlar veya hiç sağlamaz.
Bileşik (Composite) İndekslerin Gücü ve Doğru Kullanımı
Bileşik indeks, birden fazla sütunu tek bir indekste birleştirir. `WHERE` koşulunda sıkça birlikte kullanılan birden fazla sütun olduğunda son derece etkilidir. Örneğin, `SELECT * FROM urunler WHERE kategori_id = 5 AND marka_id = 12;` sorgusu için en verimli çözüm, `(kategori_id, marka_id)` şeklinde bir bileşik indeks oluşturmaktır. Bileşik indekslerde sütun sırası çok önemlidir. İndeks, sadece soldan sağa doğru bir alt küme için kullanılabilir. Yani `(kategori_id, marka_id)` indeksi, sadece `kategori_id`’yi arayan sorguları da hızlandırır, ancak sadece `marka_id`’yi arayan sorgular için kullanılamaz. Bu nedenle, `WHERE` koşullarında en sık filtrelenen (en seçici olan) sütun en başa konulmalıdır.
İndeksleme Yaparken Kaçınılması Gereken Hatalar
- Gereğinden fazla indeks oluşturmak: Her ek indeks, INSERT, UPDATE ve DELETE işlemlerini yavaşlatır ve diskte yer kaplar.
- Düşük seçiciliğe sahip sütunları indekslemek: Performansa katkısı çok azdır.
- Kısa sütunları indekslememek: İndeksin boyutu ne kadar küçükse o kadar hızlıdır. `VARCHAR(255)` yerine `VARCHAR(50)` kullanmak gibi doğru veri tipi seçimi burada da önemlidir.
- Sorgularda indeksli sütunlara fonksiyon uygulamak: `WHERE YEAR(tarih) = 2023` gibi bir kullanım, `tarih` sütunundaki indeksi devre dışı bırakır. Bunun yerine `WHERE tarih >= ‘2023-01-01’ AND tarih < '2024-01-01'` gibi bir aralık sorgusu kullanılmalıdır.
Kullanılmayan İndekslerin Tespiti ve Temizlenmesi
Zamanla, uygulama geliştikçe bazı sorgular değişir ve daha önce eklenmiş olan bazı indeksler artık kullanılmaz hale gelebilir. Bu kullanılmayan indeksler, yazma performansını boş yere yavaşlatır ve disk alanı israf eder. MySQL 5.6 ve sonrası sürümlerde, `Performance Schema` üzerinden veya `sys` şeması kullanılarak `schema_unused_indexes` gibi görünümler aracılığıyla kullanılmayan indeksler kolayca tespit edilebilir. Bu indeksleri periyodik olarak kontrol edip kaldırmak, iyi bir veritabanı bakım pratiğidir.
Sorgu Optimizasyonu (Query Tuning)
Sunucu yapılandırması ve indeksleme ne kadar iyi olursa olsun, kötü yazılmış bir sorgu tüm sistemi yavaşlatabilir. Sorgu optimizasyonu (query tuning), veritabanından veri çekmenin en verimli yolunu bulma sanatıdır. Bu süreç, veritabanının sorguları nasıl çalıştırdığını anlamayı, yavaş çalışan sorguları tespit etmeyi ve bunları daha performanslı hale getirmek için yeniden yazmayı içerir. Etkili sorgu optimizasyonu, donanım yükseltmesi yapmadan elde edilebilecek en büyük performans kazanımlarını sağlayabilir.
`EXPLAIN` Komutu ile Sorgu Yürütme Planlarını Anlama
`EXPLAIN`, bir sorgu optimizasyon uzmanının en güçlü aracıdır. Herhangi bir `SELECT` sorgusunun başına `EXPLAIN` kelimesini eklediğinizde, sorgu gerçekten çalıştırılmaz; bunun yerine, MySQL sorgu iyileştiricisinin o sorguyu yürütmek için nasıl bir plan yaptığını detaylı bir şekilde gösterir. `EXPLAIN` çıktısı, hangi indekslerin kullanıldığını (veya kullanılmadığını), tabloların hangi sırayla birleştirildiğini, kaç satırın taranmasının beklendiğini ve tam tablo taraması (full table scan) gibi verimsiz operasyonların yapılıp yapılmadığını ortaya koyar. Bu çıktıdaki `type` (erişim türü) ve `key` (kullanılan indeks) sütunları özellikle önemlidir. `type` sütununda `ALL` görmek, genellikle bir performans sorununun işaretidir.
Yavaş Sorguları (Slow Queries) Belirleme ve İyileştirme Teknikleri
Yavaş sorguları belirlemenin en etkili yolu, daha önce bahsedilen “Yavaş Sorgu Günlüğü”nü (Slow Query Log) etkinleştirmektir. Bu logda biriken sorgular, optimizasyon çalışmalarının odak noktasını oluşturur. Bir yavaş sorguyu iyileştirmek için kullanılabilecek yaygın teknikler şunlardır:
- Eksik İndeksleri Eklemek: `EXPLAIN` çıktısını analiz ederek `WHERE`, `JOIN` veya `ORDER BY` cümlelerinde kullanılan ancak indekslenmemiş sütunları tespit edip indeks eklemek.
- Sorguyu Yeniden Yazmak: Bazen sorguyu farklı bir mantıkla yazmak, sorgu iyileştiricisinin daha iyi bir plan oluşturmasını sağlar. Örneğin, karmaşık bir `OR` koşulunu `UNION` ile iki ayrı sorguya bölmek daha performanslı olabilir.
- Gereksiz Sütunları Çekmemek: `SELECT *` kullanmaktan kaçınmak ve sadece ihtiyaç duyulan sütunları belirtmek, ağ trafiğini ve bellek kullanımını azaltır.
`JOIN` İşlemlerini Optimize Etme Yöntemleri
Birden fazla tabloyu birleştiren `JOIN` işlemleri, karmaşık sorgularda sıkça karşılaşılan bir performans darboğazıdır. `JOIN`’leri optimize etmek için:
- Birleştirme yapılan tüm sütunların (`ON` koşulundakiler) indekslendiğinden emin olun.
- Birleştirilen sütunların veri tiplerinin ve karakter setlerinin birebir aynı olmasına özen gösterin. Farklı veri tipleri, indekslerin kullanılmasını engelleyebilir.
- `EXPLAIN` ile birleştirme sırasını kontrol edin. MySQL genellikle en küçük tabloyla başlamaya çalışır, ancak bazen `STRAIGHT_JOIN` kullanarak birleştirme sırasını manuel olarak belirlemek daha iyi sonuç verebilir.
Alt Sorgular (Subqueries) ve Performans Üzerindeki Etkileri
Alt sorgular (`SELECT … WHERE id IN (SELECT id FROM …)`), kodu daha okunabilir hale getirebilse de, MySQL’in eski sürümlerinde genellikle kötü performansa neden olurlardı. Modern MySQL ve MariaDB sürümleri alt sorguları daha verimli bir şekilde optimize edip `JOIN`’e dönüştürebilmektedir. Ancak, hala bazı durumlarda alt sorgu yerine açıkça bir `JOIN` yazmak, sorgu iyileştiricisine daha fazla ipucu vererek daha iyi bir yürütme planı oluşturmasına yardımcı olabilir. Performans kritik olduğunda, her iki yaklaşımı da `EXPLAIN` ile test etmek en doğrusudur.
Tam Tablo Taramasından (Full Table Scan) Kaçınma Stratejileri
Tam tablo taraması (Full Table Scan), bir sorguyu çözmek için uygun bir indeks bulunamadığında veritabanının tablodaki her bir satırı okuması anlamına gelir. Bu, büyük tablolarda son derece yavaş bir işlemdir. `EXPLAIN` çıktısında `type` sütununun `ALL` olması, tam tablo taraması yapıldığını gösterir. Bundan kaçınmak için en temel strateji, `WHERE` koşulunda kullanılan sütunlara doğru indeksleri eklemektir. Ayrıca, sorgularda indeksli sütunlar üzerinde fonksiyon kullanmak gibi indeksi devre dışı bırakan pratiklerden de kaçınılmalıdır.
Sorgularda Fonksiyon Kullanımının Performansa Etkisi
Bir `WHERE` koşulunda indeksli bir sütun üzerinde `LEFT()`, `DATE()`, `YEAR()` gibi bir fonksiyon kullanmak, MySQL’in o sütundaki indeksi kullanmasını engeller. Örneğin, `WHERE DATE(kayit_tarihi) = ‘2023-11-20’` sorgusu `kayit_tarihi` sütunundaki indeksi kullanamaz, çünkü her satır için `DATE()` fonksiyonunu çalıştırıp sonucu karşılaştırması gerekir. Bunun yerine, sorguyu `WHERE kayit_tarihi >= ‘2023-11-20 00:00:00’ AND kayit_tarihi <= '2023-11-20 23:59:59'` şeklinde bir aralık sorgusuna dönüştürmek, indeksin verimli bir şekilde kullanılmasını sağlar. Bu prensip, "SARGable" (Search Argument Able) sorgular yazmak olarak bilinir.
Donanım ve İşletim Sistemi Seviyesinde Optimizasyon
Veritabanı performansı, yalnızca MySQL veya MariaDB yapılandırmaları ve sorgu kalitesi ile sınırlı değildir. Üzerinde çalıştığı donanım ve işletim sistemi de en az yazılım kadar kritik bir rol oynar. Doğru donanım seçimi ve işletim sistemi seviyesinde yapılacak ince ayarlar, veritabanı sunucusunun potansiyelini tam olarak ortaya çıkarabilir ve darboğazları ortadan kaldırabilir. İyi bir VPS veya VDS seçimi bu noktada öne çıkar.
Depolama Çözümleri: SSD’nin Geleneksel Disklere (HDD) Göre Avantajları
Veritabanı optimizasyonunda yapılabilecek en etkili donanım yükseltmelerinden biri, geleneksel sabit disklerden (HDD) Katı Hal Sürücülerine (SSD) geçmektir. HDD’ler, dönen manyetik plakalardan veri okuyan mekanik parçalara sahiptir, bu da rastgele erişim sürelerini yavaşlatır. Veritabanları ise sık sık rastgele I/O işlemleri yapar. SSD’ler ise mekanik parça içermez ve verilere çok daha hızlı erişir. Bu, özellikle bellek (RAM) yetersiz kaldığında ve veritabanının sık sık diske erişmesi gerektiğinde performansta devrim niteliğinde bir artış sağlar. Bir VDS üzerinde SSD kullanımı, sorgu yanıt sürelerini kısaltır, yedekleme ve geri yükleme işlemlerini hızlandırır ve genel sistem duyarlılığını artırır.
Disk I/O Performansını Artırma Yolları (RAID Yapılandırmaları)
SSD’lerin yanı sıra, RAID (Redundant Array of Independent Disks) yapılandırmaları da hem performansı hem de veri güvenliğini artırmak için kullanılır. Veritabanları için en popüler RAID seviyelerinden biri RAID 10 (veya RAID 1+0)’dur. RAID 10, en az dört disk kullanarak verileri hem şeritler (striping – performans için) hem de yansıtır (mirroring – veri güvenliği için). Bu yapılandırma, hem okuma hem de yazma işlemlerinde yüksek performans sunarken, bir diskin arızalanmasına karşı da koruma sağlar. Bu, yüksek I/O gerektiren yoğun veritabanı iş yükleri için ideal bir çözümdür.
CPU ve Bellek Kaynaklarının Doğru Planlanması
Donanım seçimi yapılırken, iş yükünün gereksinimleri dikkatlice analiz edilmelidir. CPU için, daha yüksek saat hızları tek bir sorgunun daha hızlı çalışmasına yardımcı olurken, daha fazla çekirdek (core) aynı anda daha fazla sorgunun paralel olarak işlenmesini sağlar. Eşzamanlı kullanıcı sayısının yüksek olduğu sistemler için çok çekirdekli işlemciler daha önemlidir. Bellek (RAM) ise en kritik kaynaklardan biridir. Amaç, çalışma setinin (sık erişilen veri ve indeksler) tamamını belleğe sığdırmaktır. Bu, `innodb_buffer_pool_size` gibi parametrelerle yönetilir ve ne kadar çok RAM’e sahip olunursa, disk I/O ihtiyacı o kadar azalır.
İşletim Sistemi (Linux) Ayarlarının Veritabanı Performansına Etkisi (`swappiness`, dosya limitleri)
Veritabanı sunucusunun üzerinde çalıştığı işletim sistemi de performansı etkileyen ince ayarlara sahiptir. Özellikle Linux tabanlı sunucularda dikkat edilmesi gereken bazı önemli ayarlar şunlardır:
- Swappiness: Bu parametre, işletim sisteminin ne kadar agresif bir şekilde bellekteki verileri diske (swap alanına) taşıyacağını kontrol eder. Veritabanı sunucuları için bellek erişimi kritik olduğundan, swap kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. `swappiness` değerini 1 veya 10 gibi düşük bir değere ayarlamak, işletim sistemini sadece zorunlu durumlarda swap kullanmaya teşvik eder.
- Açık Dosya Limiti (File Descriptors): MySQL, her tablo ve her bağlantı için dosya tanımlayıcıları kullanır. İşletim sisteminin varsayılan açık dosya limiti (genellikle 1024), yoğun bir veritabanı sunucusu için yetersiz kalabilir. Bu limitin (`ulimit -n`) daha yüksek bir değere (örneğin 65536) ayarlanması, “Too many open files” gibi hataların önüne geçer.
Bakım, İzleme ve Sürekli İyileştirme
Veritabanı optimizasyonu tek seferlik bir görev değildir; sürekli dikkat ve bakım gerektiren dinamik bir süreçtir. Zamanla veri hacmi artar, sorgu kalıpları değişir ve yeni performans darboğazları ortaya çıkabilir. Bu nedenle, veritabanının sağlığını düzenli olarak kontrol etmek, performansını izlemek ve proaktif bakım işlemleri uygulamak, sistemin uzun vadede hızlı ve kararlı kalmasını sağlar.
Periyodik Veritabanı Bakım İşlemleri (`OPTIMIZE TABLE`, `ANALYZE TABLE`)
Veritabanı tabloları, özellikle sık sık satır silme (DELETE) veya güncelleme (UPDATE) işlemleri gördüğünde zamanla parçalanabilir (fragmentation). Bu, verilerin disk üzerinde dağınık bir şekilde saklanmasına ve disk I/O’sunun artmasına neden olur.
- `OPTIMIZE TABLE`: Bu komut, tabloyu yeniden düzenleyerek parçalanmayı giderir, disk alanını geri kazanır ve veri erişimini hızlandırır. InnoDB tabloları için bu işlem, tabloyu yeniden oluşturmaya benzer ve işlem sırasında tablo kilitlenebilir. Bu nedenle, düşük trafikli zamanlarda çalıştırılması önerilir.
- `ANALYZE TABLE`: Bu komut, tablo ve indeksler hakkındaki istatistikleri günceller. Sorgu iyileştirici, en verimli sorgu yürütme planını oluşturmak için bu istatistikleri kullanır. Verilerde büyük değişiklikler olduktan sonra bu komutu çalıştırmak, iyileştiricinin daha doğru kararlar almasına yardımcı olur.
Performans İzleme Araçları ve Metrikler
Veritabanı sunucusunun performansını anlamak için doğru metrikleri izlemek hayati önem taşır. Bu, potansiyel sorunları erkenden tespit etmenize ve proaktif olarak müdahale etmenize olanak tanır.
`SHOW STATUS` ve `SHOW VARIABLES` Komutlarının Kullanımı
Bu iki SQL komutu, MySQL/MariaDB’nin yerleşik izleme araçlarıdır.
- `SHOW GLOBAL STATUS`: Sunucu başladığından beri performansı hakkında yüzlerce metrik sunar. `Threads_connected` (mevcut bağlantılar), `Slow_queries` (yavaş sorgu sayısı), `Innodb_buffer_pool_reads` (diskten okuma sayısı) gibi değişkenler, sistemin genel sağlığı hakkında önemli bilgiler verir.
- `SHOW VARIABLES`: Sunucunun mevcut yapılandırma parametrelerini gösterir. Bu, `my.cnf` dosyasındaki ayarların gerçekten aktif olup olmadığını doğrulamak için kullanılır.
Üçüncü Parti İzleme Yazılımları (PMM, New Relic vb.)
Manuel olarak komut çalıştırmak yerine, sürekli ve kapsamlı bir izleme için üçüncü parti araçlar kullanmak daha etkilidir. Percona Monitoring and Management (PMM) gibi açık kaynaklı çözümler veya New Relic, Datadog gibi ticari APM (Application Performance Monitoring) araçları, veritabanı performans metriklerini zaman serisi grafiklerle görselleştirir, anormal durumlar için uyarılar oluşturur ve sorgu analizini (Query Analytics) kolaylaştırır. Bu araçlar, performans trendlerini anlamak ve sorunları kök nedenine kadar takip etmek için paha biçilmezdir.
Yedekleme Stratejilerinin Performansa Etkisi ve Optimize Edilmesi
Yedekleme, veri güvenliği için vazgeçilmezdir, ancak yoğun I/O ve CPU kullanımı nedeniyle çalışan sunucunun performansını olumsuz etkileyebilir. Yedekleme stratejisini optimize etmek için birkaç yöntem vardır:
- Zamanlama: Yedekleme işlemlerini, sunucu trafiğinin en düşük olduğu saatlere (genellikle gece yarısı) planlayın.
- Replikasyon Kullanımı: Eğer bir replikasyon (replication) yapınız varsa, yedekleri ana (master) sunucu yerine replika (slave) sunucudan alın. Bu, ana sunucudaki üretim iş yükünü hiç etkilemeden yedek almanızı sağlar.
- Artımlı Yedekler (Incremental Backups): Tam yedekler yerine, sadece son tam yedekten bu yana değişen verileri yedekleyen artımlı yedekler kullanmak, yedekleme süresini ve kaynak kullanımını önemli ölçüde azaltır. Percona XtraBackup gibi araçlar, InnoDB tabloları için bunu verimli bir şekilde yapabilir.
Yüksek Erişilebilirlik ve Ölçeklendirme Stratejileri
Trafik ve veri hacmi arttıkça, tek bir veritabanı sunucusu yetersiz kalmaya başlayabilir. Bu noktada, sistemin hem sürekli çalışır durumda kalmasını (yüksek erişilebilirlik) hem de artan yükü karşılayabilmesini (ölçeklenebilirlik) sağlamak için daha gelişmiş mimarilere geçmek gerekir. Bu stratejiler, performansı ve güvenilirliği bir üst seviyeye taşır. Yüksek erişilebilirlik, sitenizin bir SSL sertifikası ile güvenli olmasının yanında, sürekli online kalmasını da hedefler.
Replikasyon (Replication) ile Okuma Yükünü Dağıtma
Replikasyon, veritabanı ölçeklendirmenin en temel ve yaygın yöntemidir. Bu mimaride, bir ana (master/primary) sunucu ve bir veya daha fazla kopya (slave/replica) sunucu bulunur. Tüm yazma işlemleri (INSERT, UPDATE, DELETE) ana sunucuya yapılır. Ana sunucu bu değişiklikleri ikili günlüğüne (binary log) kaydeder ve replika sunucular bu günlüğü okuyarak değişiklikleri kendi üzerlerine uygular. Bu sayede, okuma işlemleri (`SELECT`) replika sunucular arasında dağıtılabilir. Web uygulamalarının çoğu okuma ağırlıklı olduğundan (örneğin bir blog sitesinde içerik yazmaktan çok okunur), bu yöntem okuma yükünü dağıtarak ana sunucunun üzerindeki baskıyı önemli ölçüde azaltır ve genel sistem performansını artırır.
Kümeleme (Clustering) Çözümleri: Galera Cluster ve InnoDB Cluster
Kümeleme, replikasyonun bir adım ötesine geçerek birden fazla sunucunun tek bir veritabanı gibi çalışmasını sağlar. Her bir düğüm (node) hem okuma hem de yazma işlemlerini kabul edebilir.
- Galera Cluster: MariaDB ve Percona XtraDB Cluster tarafından kullanılan, çoklu ana (multi-master) senkron replikasyon çözümüdür. Bir düğüme yazılan veri, işlem tamamlanmadan (commit) önce diğer tüm düğümlere senkron olarak kopyalanır. Bu, veri tutarlılığını garanti eder ve herhangi bir düğüm çöktüğünde sistemin kesintisiz çalışmaya devam etmesini sağlar (yüksek erişilebilirlik).
- InnoDB Cluster: MySQL’in kendi yüksek erişilebilirlik çözümüdür. Group Replication, MySQL Router ve MySQL Shell bileşenlerinden oluşur. Tek bir ana düğümün (yazma işlemleri için) olduğu veya çoklu ana modda çalışabilen esnek bir yapı sunar. Otomatik yük devretme (failover) mekanizması sayesinde birincil sunucu çöktüğünde, kümedeki başka bir sunucu otomatik olarak onun yerini alır.
Yük Dengeleme (Load Balancing) ve Bağlantı Havuzlama (Connection Pooling)
Birden fazla veritabanı sunucusu (replikalar veya küme düğümleri) kullanıldığında, uygulama bağlantılarını bu sunucular arasında akıllıca dağıtmak gerekir. Bu işlevi yük dengeleyiciler (load balancers) yerine getirir. HAProxy, ProxySQL veya MySQL Router gibi araçlar, gelen sorguları sunucuların sağlık durumuna ve mevcut yüküne göre dağıtır. Ayrıca, yazma sorgularını ana sunucuya, okuma sorgularını ise replikalara yönlendirebilirler.
Bağlantı Havuzlama (Connection Pooling) ise, her istek için veritabanına yeni bir bağlantı açıp kapatmanın getirdiği ek yükü ortadan kaldıran bir tekniktir. ProxySQL veya uygulama sunucusundaki bir bağlantı havuzu yöneticisi, bir dizi veritabanı bağlantısını sürekli açık tutar ve gelen istekleri bu hazır bağlantılardan birine atar. Bu, özellikle yüksek trafikli web uygulamalarında performansı ve kaynak verimliliğini önemli ölçüde artırır.
Veritabanı Sunucusu Optimizasyonu İçin Neden İHS Telekom’u Tercih Etmelisiniz?
Veritabanı sunucusu optimizasyonu, uzmanlık, doğru altyapı ve sürekli izleme gerektiren karmaşık bir süreçtir. IHS Telekom, bu sürecin her aşamasında işletmenizin ihtiyaç duyduğu güçlü temeli ve profesyonel desteği sunarak uygulamalarınızın en yüksek performansta çalışmasını sağlar. Bir web sitesi için sadece doğru alan adı seçimi değil, aynı zamanda arkasındaki sunucu altyapısı da kritik öneme sahiptir.
Yüksek Performanslı ve SSD Tabanlı Sunucu Altyapısı
Veritabanı performansının temelinde donanım yatar. IHS Telekom, tüm sunucu altyapısında yüksek hızlı NVMe SSD depolama çözümleri kullanır. Geleneksel HDD’lere göre katbekat daha hızlı I/O performansı sunan bu altyapı, veritabanı sorgularınızın çok daha hızlı yanıt vermesini ve disk darboğazlarının ortadan kalkmasını sağlar. Özellikle WordPress hosting gibi dinamik içerik yönetim sistemleri, bu hız farkından doğrudan faydalanır.
Yönetilen Veritabanı Hizmetleri ile Uzman Desteği
Optimizasyon, sadece donanımdan ibaret değildir. `my.cnf` yapılandırmasından yavaş sorgu analizine, indeksleme stratejilerinden güvenlik yapılandırmalarına kadar birçok teknik detay uzmanlık gerektirir. IHS Telekom’un yönetilen hizmetleri sayesinde, bu karmaşık görevleri tecrübeli sistem yöneticilerinden oluşan uzman bir ekibe bırakabilirsiniz. Ekibimiz, sunucunuzu iş yükünüze özel olarak yapılandırır, performansını proaktif olarak izler ve olası sorunlara anında müdahale eder. Böylece siz, kendi işinize odaklanabilirsiniz.
Ölçeklenebilir ve Esnek Çözümler
İşletmeniz büyüdükçe, veritabanı ihtiyaçlarınız da artacaktır. IHS Telekom, paylaşımlı hostingden sanal sunuculara (VPS/VDS) ve kiralık sunuculara (dedicated) kadar geniş bir yelpazede ölçeklenebilir çözümler sunar. Trafiğiniz arttığında, kaynaklarınızı kolayca yükseltebilir, replikasyon veya kümeleme gibi gelişmiş mimarilere sorunsuz bir şekilde geçiş yapabilirsiniz. Bu esneklik, altyapınızın büyümenize engel değil, destek olmasını sağlar.
7/24 Teknik Destek ve Proaktif İzleme Hizmetleri
Veritabanı sunucunuzda yaşanabilecek bir sorun, işinizin durması anlamına gelebilir. IHS Telekom, 7/24 ulaşılabilir teknik destek ekibi ile her an yanınızdadır. Ayrıca, gelişmiş izleme sistemlerimiz sayesinde sunucunuzun performans metrikleri sürekli takip edilir. Anormal bir durum (yüksek CPU kullanımı, azalan bellek vb.) tespit edildiğinde, sorun size ve işinize etki etmeden ekibimiz proaktif olarak müdahale eder. Bu, maksimum uptime ve kesintisiz hizmet anlamına gelir.

