Dijital dünyada markaların ve bireylerin kimliğini temsil eden alan adları, en değerli varlıklar arasında yer alır. Ancak bu değer, kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilmeye oldukça açıktır. Başkasının markası, ticari unvanı veya kişisel ismi üzerinden haksız kazanç elde etme amacı güden “siber işgalcilik” (cybersquatting), marka sahipleri için ciddi bir tehdittir. Bu tür uyuşmazlıkların mahkemelere taşınmadan, hızlı ve etkili bir şekilde çözülmesi için oluşturulan UDRP (Uniform Domain Name Dispute Resolution Policy), küresel çapta kabul görmüş bir tahkim mekanizmasıdır. Bu rehberde, UDRP’nin ne olduğunu, sürecin nasıl işlediğini ve alan adı uyuşmazlıklarına karşı markanızı nasıl koruyabileceğinizi detaylı bir şekilde ele alacağız.
İçerik Tablosu
UDRP’nin Temel Kavramları
UDRP, alan adı uyuşmazlıklarının çözümünde standartları belirleyen, uluslararası bir politikadır. Geleneksel dava süreçlerine göre daha hızlı ve daha az maliyetli bir alternatif sunarak marka sahiplerinin haklarını korumayı hedefler. Bu bölümde, UDRP’nin temel taşlarını, amacını, kapsamını ve ilgili kurumları inceleyeceğiz.
UDRP (Alan Adı Uyuşmazlık Çözüm Politikası) Nedir?
UDRP, yani Alan Adı Uyuşmazlık Çözüm Politikası, tescilli bir marka ile bir alan adı arasında ortaya çıkan ve kötü niyetli tescil (cybersquatting) iddiası içeren anlaşmazlıkları çözmek için tasarlanmış idari bir süreçtir. Bu politika, alan adını tescil ettiren herkesin, tescil sözleşmesi kapsamında uymayı kabul ettiği bağlayıcı bir kurallar bütünüdür. Süreç, tarafların mahkemeye gitmesine gerek kalmadan, uzman hakemler tarafından yürütülen bir online tahkim mekanizması sunar.
UDRP’nin Amacı: Siber İşgal (Cybersquatting) ile Mücadele
UDRP’nin birincil amacı, siber işgal (cybersquatting) olarak bilinen kötü niyetli uygulamalarla mücadele etmektir. Siber işgal, bir kişinin veya kuruluşun, başkasına ait bir markayla aynı veya karıştırılacak derecede benzer bir alan adını, marka sahibine fahiş fiyata satmak, rakibin ticari faaliyetlerini engellemek veya marka itibarından haksız yere faydalanarak trafik çekmek gibi kötü niyetli amaçlarla tescil ettirmesidir. UDRP, marka sahiplerine, bu tür alan adı kaçırma eylemlerine karşı hızlı ve etkili bir hukuki yol sunar.
UDRP Kapsamındaki Alan Adı Uzantıları (gTLD’ler)
UDRP, başlangıçta genel üst düzey alan adları (gTLD’ler) için zorunlu kılınmıştır. Bu kapsama en bilinen uzantılar olan .com, .net, .org, .info, .biz gibi uzantılar dahildir. Zamanla, yeni nesil gTLD’ler olarak adlandırılan .istanbul, .shop, .app, .online gibi yüzlerce yeni uzantı da UDRP politikasına tabi hale gelmiştir. Ayrıca, bazı ülke kodu üst düzey alan adları (ccTLD’ler) de kendi uyuşmazlık çözüm mekanizmalarında UDRP’yi model olarak benimsemiş veya doğrudan uygulamaya koymuştur. Bu nedenle, bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda, ilgili alan adı uzantısının hangi kurallara tabi olduğunu kontrol etmek önemlidir.
UDRP Sürecindeki Yetkili Kurumlar: ICANN ve WIPO
UDRP sürecinin arkasında iki temel uluslararası kurum bulunmaktadır. ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers), internetin teknik koordinasyonundan ve alan adı sisteminin yönetiminden sorumlu olan kuruluştur. UDRP politikasını oluşturan ve tüm alan adı kayıt kuruluşlarının (registrar) bu politikayı benimsemesini zorunlu kılan kurumdur. WIPO (World Intellectual Property Organization – Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) ise, UDRP kapsamında uyuşmazlık çözüm hizmeti sunan en eski ve en bilinen yetkili merkezlerden biridir. Şikayetler bu gibi yetkili tahkim merkezlerine yapılır ve süreç bu merkezler tarafından atanan tarafsız hakemler (panelistler) aracılığıyla yürütülür.
UDRP’nin Geleneksel Mahkeme Süreçlerinden Farkları ve Avantajları
UDRP, geleneksel mahkeme süreçlerine kıyasla birçok önemli avantaj sunar. Bu farklar, onu marka sahipleri için cazip bir seçenek haline getirir. Temel farklar maliyet, hız ve süreç karmaşıklığı gibi konularda yoğunlaşır. Aşağıdaki tablo, iki süreç arasındaki temel ayrımları özetlemektedir.
| Özellik | UDRP Süreci | Geleneksel Mahkeme Süreci |
|---|---|---|
| Hız | Genellikle 45-60 gün içinde sonuçlanır. | Aylar, hatta yıllar sürebilir. |
| Maliyet | Daha düşük ve sabit ücretlidir (Genellikle 1.500 – 5.000 USD arası). | Çok daha yüksek ve değişkendir (Avukatlık ücretleri, mahkeme masrafları vb.). |
| Coğrafi Kapsam | Uluslararasıdır, tarafların farklı ülkelerde olması süreci etkilemez. | Genellikle ulusal hukuk sistemlerine bağlıdır ve yetki sorunları yaşanabilir. |
| Süreç | Online ve yazılı beyanlara dayanır. Duruşma yapılmaz. | Karmaşık usuli kurallar, duruşmalar, tanık dinlemeleri ve keşif süreçleri içerir. |
| Karar Yetkisi | Sadece alan adının devri veya iptali kararı verilebilir. Parasal tazminat yoktur. | Devir/iptal, ihtiyati tedbir ve parasal tazminat gibi geniş kapsamlı kararlar verilebilir. |
UDRP Başvurusunun Üç Temel Unsuru
Bir UDRP şikayetinin başarılı olabilmesi için, şikayet sahibinin (marka sahibi) üç temel unsuru bir arada ispatlaması zorunludur. Hakem heyeti, kararını bu üç kriterin karşılanıp karşılanmadığına göre verir. Her bir unsurun eksiksiz ve kanıtlarla desteklenerek sunulması, başvurunun lehte sonuçlanması için kritik öneme sahiptir.
Unsur 1: Alan Adının Tescilli Marka ile Benzerliği veya Karıştırılma İhtimali
Bu ilk ve temel unsur, şikayetin üzerine inşa edildiği zemindir. Şikayet sahibi, uyuşmazlığa konu olan alan adının, üzerinde hak sahibi olduğu bir marka ile ya birebir aynı ya da tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzer olduğunu kanıtlamalıdır.
Marka Haklarının İspatı
Başvurunun ilk adımı, şikayetçinin uyuşmazlık konusu olan isim üzerinde bir marka hakkına sahip olduğunu göstermesidir. Bu genellikle ulusal veya uluslararası bir marka tescil belgesi sunularak yapılır. Tescilli olmayan ancak yaygın kullanım (common law) yoluyla tanınmışlık kazanmış markalar için de hak iddia edilebilir, ancak bu durumu ispatlamak daha fazla delil (reklam harcamaları, pazar payı, medya haberleri vb.) gerektirir. Marka haklarının korunması, UDRP sürecinin temelini oluşturur.
Benzerlik ve Karışıklık Değerlendirmesi
Hakemler, benzerliği değerlendirirken alan adını ve markayı görsel ve fonetik olarak karşılaştırır. Alan adı uzantısı (.com, .net vb.) bu değerlendirmede genellikle göz ardı edilir. Markanın birebir aynısının alan adında yer alması en net durumdur. Bunun dışında, markaya eklemeler veya çıkarmalar yapılması, yazım hataları (typosquatting) veya markayı tanımlayıcı bir kelime eklenmesi gibi durumlar da genellikle “karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzerlik” olarak kabul edilir.
Unsur 2: Alan Adı Sahibinin Meşru Bir Hak veya Menfaatinin Olmaması
Şikayetçi, alan adını tescil ettiren kişinin (davalı) bu alan adı üzerinde meşru bir hakkı veya yasal bir menfaati olmadığını ispatlamalıdır. Politika, davalının hangi durumlarda meşru bir hakka sahip olabileceğini örneklerle açıklamıştır.
Meşru Hak ve Menfaat Göstergeleri Nelerdir?
UDRP politikasına göre, aşağıdaki durumlardan herhangi birinin varlığı, davalının alan adı üzerinde meşru bir hak veya menfaati olduğuna kanıt teşkil edebilir:
- Alan adını, şikayetten haberdar olmadan önce, bir mal veya hizmet sunumu için iyi niyetle (bona fide) kullanmış veya kullanmak için somut hazırlıklar yapmış olmak.
- Kişi veya kurumun, ticari bir markası olmasa bile, söz konusu alan adıyla yaygın olarak tanınıyor olması.
- Alan adını, tüketicileri yanıltma veya marka değerini zedeleme amacı gütmeden, meşru ve ticari olmayan (örneğin, eleştiri sitesi) veya adil kullanım (fair use) amaçlarıyla kullanıyor olmak.
İspat Yükümlülüğünün Taraflar Arasındaki Dağılımı
Bu unsurda ispat yükü başlangıçta şikayetçidedir. Şikayetçi, davalının alan adı üzerinde neden bir meşru hakkı olamayacağına dair makul bir iddia (prima facie case) ortaya koymalıdır. Örneğin, davalının markayla hiçbir bağlantısının olmadığını, markayı kullanmak için lisans almadığını belirtebilir. Bu iddia ortaya konulduktan sonra ispat yükü davalıya geçer. Davalı, yukarıda belirtilen meşru hak göstergelerinden birini sunarak kendi pozisyonunu savunmak zorundadır.
Unsur 3: Alan Adının Kötü Niyetle Tescil Edilmesi ve Kullanılması
Son olarak, şikayetçi alan adının hem kötü niyetle tescil edildiğini hem de kötü niyetle kullanıldığını ispatlamalıdır. Bu iki şartın bir arada bulunması gerekir. Yani, tescil anındaki niyetin kötü olması ve sonrasındaki kullanımın da bu kötü niyeti yansıtması beklenir.
Kötü Niyet Kavramı ve Göstergeleri
UDRP, kötü niyetin varlığını gösteren, ancak bunlarla sınırlı olmayan bazı durumları listeler. Bu durumlar, hakem heyetine davalının niyetini değerlendirmede yol gösterir. Kötü niyet, genellikle duruma özgü koşullar ve kanıtlar temelinde değerlendirilir.
Satış Amacıyla Tescil Etme
En yaygın kötü niyet göstergelerinden biri, alan adının öncelikli olarak marka sahibine veya rakibine, tescil maliyetinin çok üzerinde bir bedelle satmak amacıyla alınmasıdır. Davalının alan adını satılığa çıkardığına veya marka sahibiyle bu yönde bir pazarlığa giriştiğine dair kanıtlar (e-postalar, web sitesindeki satış ilanları vb.) güçlü bir delil teşkil eder.
Rakip Faaliyetlerini Engelleme
Alan adının, rakip bir marka sahibinin o alan adını kullanarak internette var olmasını engellemek amacıyla tescil edilmesi de bir kötü niyet göstergesidir. Özellikle davalının, sistematik olarak rakiplerin markalarıyla ilişkili alan adlarını tescil ettirmesi bu durumu güçlendirir.
Kasıtlı Olarak Karışıklık Yaratma
Davalının, ticari kazanç elde etmek amacıyla, şikayetçinin markasıyla karışıklık yaratarak internet kullanıcılarını kendi web sitesine veya başka bir online platforma çekmeye çalışması kötü niyet olarak kabul edilir. Bu durum, genellikle sahte ürün satışı, yanıltıcı reklamlar veya oltalama (phishing) gibi faaliyetlerle birlikte görülür.
UDRP Tahkim Süreci Adım Adım Nasıl İşler?
UDRP süreci, baştan sona online olarak yürütülen, yapılandırılmış ve hızlı bir tahkim prosedürüdür. Tarafların fiziksel olarak bir araya gelmesini gerektirmez ve tüm iletişim, yetkili uyuşmazlık çözüm merkezi aracılığıyla elektronik ortamda gerçekleşir. Süreç, belirli adımları ve zaman çizelgelerini takip eder.
Şikayetin Hazırlanması ve Yetkili Merkeze Sunulması
Süreç, marka sahibinin (şikayetçi) detaylı bir şikayet dilekçesi hazırlamasıyla başlar. Bu dilekçede, UDRP’nin üç temel unsuru (marka ile benzerlik, davalının meşru hakkının olmaması, kötü niyet) ayrıntılı olarak açıklanmalı ve iddiaları destekleyen tüm kanıtlar (marka tescil belgeleri, ekran görüntüleri, e-posta yazışmaları vb.) eklenmelidir. Dilekçe, WIPO veya Forum (NAF) gibi ICANN tarafından yetkilendirilmiş bir uyuşmazlık çözüm merkezinin online portalı üzerinden sunulur ve ilgili tahkim ücreti ödenir.
İdari ve Usuli İnceleme Aşaması
Şikayet merkeze ulaştıktan sonra, merkez görevlileri bir idari inceleme yaparlar. Bu aşamada, dilekçenin format olarak kurallara uygun olup olmadığı, gerekli tüm bilgileri içerip içermediği ve ücretin doğru yatırılıp yatırılmadığı kontrol edilir. Herhangi bir eksiklik varsa, şikayetçiye düzeltmesi için kısa bir süre tanınır.
Şikayetin Alan Adı Sahibine (Davalıya) İletilmesi
İdari inceleme tamamlandıktan ve şikayet usule uygun bulunduktan sonra, uyuşmazlık çözüm merkezi, şikayeti ve eklerini alan adının Whois bilgilerinde yer alan tescil sahibine (davalıya) resmi olarak iletir. Bu bildirim genellikle e-posta yoluyla yapılır ve davalıya sürece cevap verme hakkı olduğunu bildirir.
Davalının Cevap Verme Süresi ve Cevap Dilekçesi
Şikayetin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren davalının cevap vermek için 20 günü vardır. Davalı, bu süre içinde kendi cevap dilekçesini hazırlayarak merkeze sunabilir. Cevap dilekçesinde, şikayetçinin iddialarına karşı kendi savunmalarını yapar ve alan adını tescil etmekte ve kullanmakta neden meşru bir hakkı veya menfaati olduğunu ve kötü niyetli olmadığını delilleriyle açıklamaya çalışır. Davalı cevap vermezse, süreç onun yokluğunda devam eder ve hakem heyeti kararını sadece şikayetçinin sunduğu delillere göre verir.
Hakem Heyetinin (Panelist) Atanması
Cevap süresi dolduktan sonra, uyuşmazlık çözüm merkezi davayı karara bağlayacak olan hakem veya hakem heyetini (panelist) atar. Taraflar tek bir hakem veya üç kişilik bir hakem heyeti talep edebilirler. Üç kişilik heyet daha maliyetlidir ancak genellikle daha karmaşık davalarda tercih edilir. Panelistler, alan adı hukuku ve fikri mülkiyet konularında uzman, tarafsız kişiler arasından seçilir.
Hakem Heyetinin Değerlendirmesi ve Karar Aşaması
Atanan hakem, şikayet dilekçesini, cevap dilekçesini (varsa) ve sunulan tüm kanıtları inceler. UDRP politikasında belirtilen üç unsuru temel alarak bir değerlendirme yapar. Hakem, tarafların iddialarının UDRP kuralları ve önceki emsal kararlar ışığında ne kadar geçerli olduğunu analiz eder. Bu aşama tamamen yazılı beyanlar üzerinden ilerler, duruşma veya tanık dinleme gibi prosedürler yoktur.
Kararın Taraflara Bildirilmesi ve Uygulanması
Hakem, değerlendirmesini tamamladıktan sonra kararını yazar ve uyuşmazlık çözüm merkezine sunar. Merkez, kararı taraflara ve ilgili alan adı kayıt kuruluşuna (registrar) bildirir. Karar genellikle hakemin atanmasından sonraki 14 gün içinde verilir. Karar, şikayetin kabulü veya reddi yönünde olabilir.
UDRP Kararları ve Sonraki Adımlar
UDRP tahkim süreci tamamlandığında, hakem heyeti tarafları bağlayıcı bir karar verir. Bu karar, alan adının geleceğini belirler ve sürecin son aşamasını başlatır. Kararın türüne göre atılması gereken adımlar ve tarafların sahip olduğu ek haklar bulunmaktadır.
Olası Karar Türleri: Alan Adının Devri, İptali veya Şikayetin Reddi
UDRP sürecinden üç temel karar çıkabilir:
- Alan Adının Devri (Transfer): Hakem heyeti, şikayetçinin üç unsuru da başarıyla ispatladığına kanaat getirirse, alan adının davalıdan alınarak şikayetçiye devredilmesine karar verir. Bu, marka sahipleri için en çok arzu edilen sonuçtur.
- Alan Adının İptali (Cancellation): Devir talebi yerine, şikayetçi alan adının tamamen silinmesini de talep edebilir. Bu durumda alan adı iptal edilir ve bir süre sonra yeniden tescile açılır. Bu seçenek, genellikle alan adının marka için bir değeri kalmadığında veya kimsenin kullanmasını istemediğinde tercih edilir.
- Şikayetin Reddi (Complaint Denied): Hakem heyeti, şikayetçinin üç unsurdan en az birini ispatlayamadığına karar verirse, şikayeti reddeder. Bu durumda alan adı mevcut sahibinde kalmaya devam eder.
Karar Sonrası Alan Adı Transfer Süreci
Hakem heyeti alan adının devrine karar verirse, uyuşmazlık çözüm merkezi kararı alan adının kayıtlı olduğu registrar’a iletir. Registrar, kararın uygulanması için 10 iş günü bekler. Bu bekleme süresi, davalının karara karşı bir mahkeme davası açıp açmayacağını görmek içindir. Eğer davalı bu süre içinde mahkemeye başvurduğuna dair resmi bir belge sunmazsa, 10 iş gününün sonunda registrar, alan adı transferi işlemini otomatik olarak gerçekleştirir ve alan adını şikayetçinin hesabına taşır.
UDRP Kararına Karşı Mahkeme Yoluna Başvurulabilir mi?
Evet, UDRP süreci zorunlu olmakla birlikte, tarafların mahkemeye gitme hakkını ortadan kaldırmaz. UDRP’de kaybeden taraf (genellikle davalı), kararın uygulanmasını durdurmak için 10 iş günü içinde yetkili bir mahkemede dava açabilir. Bu dava, UDRP kararının bir temyizi değil, sıfırdan başlayan bağımsız bir yargılama sürecidir. UDRP kararları, bu tür mahkeme süreçlerinde delil olarak sunulabilir ancak mahkemeler için bağlayıcı değildir.
URS (Uniform Rapid Suspension System) Nedir ve UDRP’den Farkları Nelerdir?
URS, UDRP’ye göre daha yeni, daha hızlı ve daha düşük maliyetli bir uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır. Ancak yalnızca “açık ve net” ihlaller için tasarlanmıştır ve sunduğu çözüm daha sınırlıdır. URS’nin temel amacı, bariz ihlal durumlarında alan adını hızla askıya almaktır.
| Özellik | UDRP | URS (Uniform Rapid Suspension System) |
|---|---|---|
| Amaç | Her türlü siber işgal vakası | Sadece açık ve net, ispatı kolay siber işgal vakaları |
| Hız | Yaklaşık 45-60 gün | Genellikle 20 günden az |
| Maliyet | Daha yüksek (yaklaşık 1.500 USD’den başlar) | Daha düşük (yaklaşık 375 USD’den başlar) |
| Sonuç | Alan adının devri veya iptali | Alan adının tescil süresi sonuna kadar askıya alınması (devir yok) |
| İspat Standardı | Delillerin üstünlüğü (preponderance of the evidence) | Açık ve ikna edici delil (clear and convincing evidence) |
Domain Uyuşmazlıklarından Korunma Yöntemleri ve Önleyici Tedbirler
Alan adı uyuşmazlıklarıyla mücadele etmek yerine, bu tür sorunların ortaya çıkmasını en başından engellemek çok daha etkili ve daha az maliyetlidir. Proaktif bir yaklaşımla, markanızın dijital alandaki kimliğini güvence altına alabilir ve potansiyel tehditleri en aza indirebilirsiniz. İşte bu konuda atabileceğiniz en önemli adımlar.
Proaktif Marka Tescilinin Önemi
Her şeyden önce, UDRP gibi mekanizmalardan yararlanabilmenin temel şartı, korunacak bir marka hakkına sahip olmaktır. Bu nedenle, ticari faaliyet gösterdiğiniz veya göstermeyi planladığınız ülkelerde markanızı resmi olarak tescil ettirmeniz hayati önem taşır. Tescilli bir marka, size sadece alan adı uyuşmazlıklarında değil, tüm fikri mülkiyet ihlallerine karşı güçlü bir yasal zemin sunar.
Stratejik Alan Adı Portföyü Yönetimi
Sadece ana markanızın .com uzantısını tescil etmek yeterli olmayabilir. Stratejik bir alan adı portföyü oluşturmak, siber işgalcilerin hareket alanını daraltır. Bu strateji şunları içerebilir:
- Markanızın .net, .org gibi popüler diğer uzantılarını tescil etmek.
- Faaliyet gösterdiğiniz ülkelere ait uzantıları (.com.tr, .de, .co.uk vb.) kaydetmek.
- Markanızın yaygın yazım hatalarını (typosquatting) içeren alan adlarını tescil etmek.
- Markanızla ilişkili olabilecek ürün veya hizmet adlarını da alan adı olarak kaydetmek.
Alan Adı İzleme (Domain Monitoring) Hizmetleri
Markanızın adını içeren veya ona çok benzeyen yeni alan adlarının tescil edilip edilmediğini sürekli olarak manuel takip etmek imkansızdır. Alan adı izleme hizmetleri, bu süreci otomatikleştirir. Bu hizmetler, markanızla ilgili yeni bir alan adı tescil edildiğinde sizi anında uyarır. Bu sayede, potansiyel bir ihlale, markanıza zarar vermeden çok erken bir aşamada müdahale etme şansı bulursunuz.
Savunmacı Tesciller (Defensive Registrations)
Savunmacı tescil, kötü niyetli kişilerin almasını engellemek amacıyla, kullanmayı düşünmeseniz bile belirli alan adlarını proaktif olarak kaydettirme stratejisidir. Özellikle markanızın olumsuz ifadelerle birleştirilmiş versiyonlarını (orneksirketsucks.com gibi) veya bariz yazım hatalarını tescil ettirmek, marka itibarınızı korumak adına önemli bir önleyici tedbirdir. Bu, uyuşmazlık sürecine girmekten çok daha basit ve ucuz bir yöntemdir.
Domain Uyuşmazlıkları ve Marka Koruma Süreçleriniz İçin Neden İHS Telekom’u Tercih Etmelisiniz?
Alan adı uyuşmazlıkları ve marka koruması, teknik bilgi, deneyim ve doğru araçların bir arada kullanılmasını gerektiren karmaşık süreçlerdir. İHS Telekom, dijital varlıklarınızı yönetmek ve korumak için ihtiyaç duyduğunuz tüm hizmetleri tek bir çatı altında sunarak size güvenilir bir ortak olur.
Alan Adı Tescili ve Yönetiminde Yıllara Dayanan Deneyim
İHS Telekom, Türkiye’nin en köklü ve ICANN akredite alan adı kayıt kuruluşlarından biridir. Yıllara dayanan deneyimimizle, sadece domain tescili değil, aynı zamanda portföy yönetimi, transfer ve yenileme gibi tüm süreçlerde size profesyonel destek sağlıyoruz. Geniş alan adı uzantısı seçeneklerimizle stratejik ve savunmacı tescillerinizi kolayca yapmanıza olanak tanırız.
Marka İzleme ve Koruma Hizmetleri ile Proaktif Çözümler
Markanızın dijital dünyadaki itibarını korumanın en etkili yolu proaktif olmaktır. İHS Telekom olarak sunduğumuz marka izleme hizmetleri sayesinde, markanızla ilişkili alan adları tescil edildiğinde anında haberdar olursunuz. Bu sayede olası uyuşmazlıklara erkenden müdahale ederek, UDRP gibi süreçlere gerek kalmadan sorunu çözme imkanı bulabilirsiniz.
Uyuşmazlık Süreçleri için Teknik Destek ve Yönlendirme
Bir uyuşmazlık durumuyla karşılaştığınızda, sürecin teknik detayları bunaltıcı olabilir. İHS Telekom’un deneyimli destek ekibi, Whois kayıtlarının doğrulanması, alan adı geçmişinin incelenmesi ve UDRP başvurusu için gerekli teknik bilgilerin sağlanması gibi konularda size yol gösterir. Sürecin doğru ve eksiksiz ilerlemesi için ihtiyaç duyduğunuz teknik desteği sunarız.
Güvenli ve Kapsamlı Alan Adı Portföy Yönetim Platformu
Tüm dijital varlıklarınızı tek bir yerden yönetmek, verimlilik ve güvenlik açısından kritiktir. İHS Telekom, alan adlarınızı, hosting paketlerinizi ve sunucu hizmetlerinizi (güçlü vps ve vds seçenekleri dahil) bir arada yönetebileceğiniz kullanıcı dostu bir platform sunar. Web sitelerinizin güvenliğini en üst düzeye çıkarmak için projenize en uygun ssl sertifikası seçeneklerini de platformumuz üzerinden kolayca temin edebilir, yönettiğiniz wordpress hosting gibi hizmetlerle entegre edebilirsiniz. Bu sayede tüm varlıklarınız güvende ve kontrolünüz altında olur.

